Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/16005 E. 2024/153 K. – Silahla Tehdit

Konu: Silahla Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16005
Karar No
2024/153
Karar Tarihi
Konu
Silahla Tehdit

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/191 Esas ve 2021/780 Karar SUÇ : Silahla tehdit KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/191 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yapılan yargılama sonunda, silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 09.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 94660652-105-20-28046-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2023 tarihli ve 2023/32615 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/32615 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararda; ''sanık ...'ın katılan ...'e karşı silahla tehdit suçu işlediği sabit olduğundan'' şeklinde açıklama ile yetinildiğinden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, Sanığın, tanık ...'a ait kokoreç büfesinde bulunan bıçağı eline alarak herhangi bir söz söylemeden katılan Gökhan'ın üzerine yürümesi şeklinde gerçekleşen olayda, bu eylemin ne suretle tehdit suçunu oluşturduğunun kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden ve de eylemin yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre; hükümlü hakkında verilen mahkumiyet kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararda; ''sanık ...'ın katılan ...'e karşı silahla tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan'' şeklindeki açıklama ile yetinildiğinden, Anayasa'nın ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Hükümlünün, tanık A.A.'nın ait kokoreç büfesinde bulunan bıçağı eline alarak herhangi bir söz söylemeden katılan Gökhan'ın üzerine yürümesi şeklinde gerçekleşen olayda, bu eylemin ne suretle tehdit suçunu oluşturduğu kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden ve de eylemin yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2021 tarihli ve 2021/191 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/16005, K. 2024/153, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-16005-e-2024-153-k-3e2e0049aa40