Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/12046 E. 2025/1015 K. – Silahla Tehdit
Konu: Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12046
- Karar No
- 2025/1015
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/183 E., 2021/522 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında, bozma sonrası verilen yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, gerekçe olmadan, yazılı şekilde karar verilerek, Anayasanın 141 ve 1412 sayılı Kanunun 32, 260 ve 328/7 nci maddelerine aykırı davranılması, Kabule göre de, 1.Bozmaya uyulmasına rağmen birden fazla mağdura yönelik eylem nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/2. maddesinin uygulanmasının düşünülmemesi, 2. ... sokakta tartışma sırasında kavgada sanığın yüzüne tokat atıldığı, kendisini gören 5-6 kişilik grubun saldırsına uğradığı, kendisini korumak amacıyla ayrılıp olay yerine tabanca alıp geldiği ve havaya birkaç el ateş ettiği savunması, olayın oluşuna ilişkin tarafsız tanık bulunmaması ve dolayısıyla kavganın başlangıcında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının net olarak anlaşılamaması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.