Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4292 E. 2024/993 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4292
Karar No
2024/993
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/211 E., 2020/1326 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2016/351 Esas, 2019/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/211 Esas, 2020/1326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyete esas alınan tek delilin şikâyetçi beyanları olduğu ve mahkemece şikâyetçilerin dinlenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde sanığın, gece saat 21.50 sularında yemek yemek amacıyla dışarıya çıkan Irak uyruklu şikayetçi ...'nın boğazını sıkarak cebinde bulunan 6.300 USD tutarında parasını yine Irak uyruklu diğer şikâyetçi ...'in ise kollarından tutarak cebinde bulunan 200 USD tutarında parayı zorla aldığı ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. 2. 24.09.2016 tarihli tutanağa göre şikâyetçilerin, soruşturma kapsamında göz altına alınan başka bir şahsı görmek üzere polis merkezine gelen sanığı görerek kendilerinden zorla para alan fail olarak teşhis ettikleri anlaşılmaktadır. 3. Sanık tüm aşamalarda suçlamayı reddetmektedir. 4. Kovuşturma aşamasında, şikâyetçilerin ülkelerine döndüklerinden bahisle dinlenmelerinden vazgeçildiği görülmektedir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "...Sanığın eylemini şerikleri ile bina niteliğindeki restorant içerisinde gerçekleştirmiş olması nedeniyle sanığın sabit görülen yağma suçunda uygulama maddesi olarak TCK.nın 149/1-h fıkrası yanında TCK.nın 149/1-c,d fıkralarının da uygulanma koşullarının sabit olmasına rağmen temel cezanın bu fıkralar da gözetilerek belirlenmeden sanık hakkında eksik ceza tayin edilmiş olması..." eleştirisi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmüne esas alınan şikâyetçiye yaptırılan teşhisin usulüne aykırı olduğu ve şikâyetçinin kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçildiği anlaşılmaktadır. 2. Şikâyetçilerin vatandaşı olduğu Irak Cumhuriyeti ile aramızda bulunan adli yardımlaşma anlaşması yoluyla sanığın teşhise elverişli fotoğraflarının celbiyle şikâyetçilere usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılması ve sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2020/211 Esas, 2020/1326 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/4292, K. 2024/993, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-4292-e-2024-993-k-3ca767891dad