Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2542 E. 2023/9055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/2542
- Karar No
- 2023/9055
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1- İade (kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan) 2- Düzeltilerek onama (sanık ... dışındaki diğer sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan) 3- Bozma (sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan) Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/64 Esas, 2014/69 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/57 Esas, 2014/77 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2014/68 Esas, 2014/76 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/71 Esas, 2014/73 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. E. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/63 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. F. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/67 Esas, 2014/67 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. G. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/66 Esas, 2014/70 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. H. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli ve 2014/70 Esas, 2014/78 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. I. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/56 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. İ. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/62 Esas, 2014/74 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. K. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/65 Esas, 2014/71 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. L. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2014/69 Esas, 2014/75 Karar sayılı kararı ile Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. M. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/52 Esas, 2015/112 Karar sayılı kararı ile, a) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b) Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, c) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 8 ay 13 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, d) Sanık ...'ün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, Karar verilmiştir. N. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ... dışındaki sanıklar hakkında hükümlerin düzeltilerek onanması, ... hakkındaki hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Gizli görevlilerin görüntü almasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5. Gizli soruşturmacıların azmettirme yönünde faaliyet yürüttüğüne, 6. Savunma hakkının kısıtlandığına, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Atılı suçu işlemediğine, 3. Gizli soruşturmacıların azmettirme yönünde faaliyet yürüttüğüne, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, İlişkindir. C. Sanık ...'nin temyiz sebepleri özetle; Verilen kararın yersiz olduğuna ve temyiz etmek istediğine ilişkindir. D. Sanık ... 'in temyiz sebepleri özetle; Suçunun olmadığına ve kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir. E. Sanıklar ... ve ... müdafii ile Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Gizli görevlilerin görüntü almasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5. Gizli soruşturmacıların azmettirme yönünde faaliyet yürüttüğüne, 6. Savunma hakkının kısıtlandığına, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Gizli görevlilerin görüntü almasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5. Gizli soruşturmacıların azmettirme yönünde faaliyet yürüttüğüne, 6. Savunma hakkının kısıtlandığına, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Gizli görevlilerin görüntü almasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Gizli soruşturmacıların azmettirme yönünde faaliyet yürüttüğüne, 5. Atılı suçu işlemediğine, 6. Dosyada somut delil mevcut olmadığına, 7. Hukuka aykırı elde edilen delillerle karar verildiğine, İlişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Gizli görevlilerin görüntü almasının hukuka aykırı olduğuna, 4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5. Gizli soruşturmacıların azmettirme yönünde faaliyet yürüttüğüne, 6. Savunma hakkının kısıtlandığına, İlişkindir. I. Sanık ...'nın temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. İ. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararı temyiz ettiğine ilişkindir. K. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Kararı temyiz ettiğine ilişkindir. L. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Eksik inceleme ile karar verildiğine, İlişkindir. M. Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle; Kararı temyiz ettiğine ilişkindir. N. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; Kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bingöl İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliği görevlilerince Bingöl ili genelinde uyuşturucu kullanan ve ticaretini yapan şahısların deşifresine yönelik olarak; muhbir, istihbari çalışmalar, arşiv sorgulaması, haber kaynakları, ihbar kayıtları, müşteki şikâyetleri ve bunların neticesinde elde edilen bilgiler doğrultusunda birçok mahallede belli bölgelerde uyuşturucu esrar içimi ve özellikle satışı yapıldığı bilgilerinin elde edildiği, bu sebeple de suç organizasyonunda yer alan şahısların deşifre edilebilmesi, suça teşkil uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi, uyuşturucu satışının ayrıntılı olarak tespit edilebilmesi, satış yapan şahıslarla birebir irtibata geçilerek uyuşturucu satışı faaliyetlerinin detayları ile birlikte ortaya çıkartılabilmesi ve istenen sonucun alınabilmesi amacıyla, 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi hükmü gereğince gizli soruşturmacı kullanma ihtiyacı ortaya çıktığı değerlendirilmek suretiyle Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinden 27.06.2013 tarihinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesi talep edildiği ve söz konusu mahkemenin 2013/494 Değişik iş numaralı kararı ile GS325, GS442 ve GS446 kod numaralı görevlilerin gizli soruşturmacı olarak, SKG293 ve SGK309 kod numaralı görevlilerin de gizli soruşturmacılardan sorumlu kolluk görevlisi olarak görevlendirilmelerine karar verildiği ve aynı kararda uyuşturucu maddelerin muhafaza altına alınması ile elde edilmesi muhtemel görüntülerin kaydedilerek muhafaza edilmesine karar verildiği, ilerleyen tarihlerde bölgenin coğrafi özellikleri dikkate alındığında gizli soruşturmacı sayısının yetersiz kalabileceği değerlendirilerek yeni gizli soruşturmacıların görevlendirilmesi taleplerinde bulunulduğu ve bunun üzerine aynı mahkemenin 2013/612 Değişik iş numaralı kararı ile SKG293 ve SKG309 kod nolu sorumlu kolluk görevlilerinin sorumluluğunda GS138, GS224 ve GS264 kod numaralı görevlilerin gizli soruşturmacı olarak görevlendirilmesine karar verildiği, bunun yanısıra yine aynı mahkemenin 2013/760 Değişik iş numaralı kararı ile GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin gizli soruşturmacı olarak görevlendirilmesine, SKG394 kod numaralı görevlinin de gizli soruşturmacılardan sorumlu kolluk görevlisi olarak görevlendirilmesine karar verildiği, GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 05.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'dan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanıkların savunmalarında müsnet suçlamayı kabul etmediklerini, sanık ...'ın üzerinde bulunan ve içmeyi planladıkları esrar maddesini arabadan inen ve yanlarına gelen şahısların ısrarla istemesi sonucu ticaret amacı olmaksızın verdiklerini beyan ettikleri, dosya kapsamında bulunan kolluk tutanakları, fezleke, sanık savunmaları, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, teşhis işlemlerine ilişkin tutanakları, emanet eşya makbuzu, adli tıp raporları, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri dosyanın bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde sanıkların müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 05.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'dan 25,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, 10.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'dan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanık ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde ve yapılan sorgusuna özetle, kendisinin yaklaşık 4 aydır İstanbul ilinde bulunduğunu, sanık ...'yi okuldan tanıdığını, bu kişinin uyuşturucu esrar maddesi sattığını herkesin bildiğini, ancak kendisinin satmadığını ve kullanmadığını, görüntülerdeki şahsın kendisi olduğunu ancak gizli soruşturmacıların polis olduğunu anladığını ve ...'yi yakalatmak için olaya dahil olduğunu, oto yıkamacıda çalıştığı sıralarda yaklaşık birbuçuk iki yıl önce arabasını yıkadığı bir şahsın yanında esrar maddesi gördüğünü ve merak ettiği için biraz kullandığını ancak başının ağrıması sebebiyle tekrar kullanmadığını beyan ettiği, tüm dosya kapsamından sanık ...'ın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 06.10.2013 tarihinde sanık ... ve temyiz incelemesi dışı tefrikli sanık Hasan Işık'tan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanık ... savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, tüm dosya kapsamından, sanığın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 07.10.2013 tarihinde sanık ...'den 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanığın yapmış olduğu savunmasında müsnet suçlamayı kabul etmediğini ancak bir yıl önce bir kaç defa kullandığını beyan ettiği, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelinin savunması, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, adli tıp raporu, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri dosyanın bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde sanığın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 08.10.2013 tarihinde sanık ...'den 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanığın yapmış olduğu savunmasında müsnet suçlamayı kabul etmediğini ancak son iki hafta içerisindeki zaman diliminde arkadaş ortamında bir kaç defa esrar maddesi kullandığını beyan ettiği, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelinin savunması, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, adli tıp raporu, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile dosya bütünüyle değerlendirildiğinde, sanığın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 08.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'tan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanıkların yapmış oldukları benzer savunmalarında uyuşturucu madde kullandıklarını ancak ticaret eylemini gerçekleştirmediklerini beyan ettikleri, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelilerin savunmaları, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, adli tıp raporları, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile dosya birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 09.10.2013 tarihinde sanık ... ve hakkında verilen beraat kararı kesinleşen temyiz incelemesi dışı sanık ...'ten 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanıklar yapmış oldukları benzer savunmalarında uyuşturucu madde kullandıklarını ancak ticaret eylemini gerçekleştirmediklerini beyan ettikleri, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelilerin savunmaları, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, adli tıp raporları, teşhis tutanakları, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile dosya bütünüyle değerlendirildiğinde, sanık ...'ın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 05.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'dan 25,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, 06.10.2013 tarihinde sanık ...'den 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, 10.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'dan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanık ...'ın alınan ifadesinde sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti eylemini gerçekleştirdiğini dolaylı olarak beyan ettiği ve sanığı fotoğraftan teşhis ettiği, sanık ... kovuşturma aşamasında savunmasında, Mesut'un ricası ile iki kez esrar temin ettiğini beyan ederek, üzerine atılı suçu kısmen kabul ettiği, kolluk tutanakları, fezleke, 2014/42 numaralı soruşturma dosyasında ...'ın alınan ifadesi, uzmanlık raporları, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen raporlar, çözüm tutanakları, görüntülerin bulunduğu DVD, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri, dosya bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 26.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'den 30,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanıkların yapmış oldukları savunmalarında uyuşturucu madde kullandıklarını ancak ticaret suçlamasını kabul etmediklerini beyan ettikleri, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelilerin savunmaları, uzmanlık raporu, adli tıp raporları, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile tüm dosya kapsamından, her iki sanığın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 29.10.2013 tarihinde sanık ... ile hakkında verilen beraat kararı kesinleşen temyiz incelemesi dışı sanık ...'dan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanıklar yapmış oldukları savunmalarında uyuşturucu madde kullandıklarını ancak ticaret suçlamasını kabul etmediklerini beyan ettikleri, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelilerin savunmaları, uzmanlık raporu, adli tıp raporları, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile dosya birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...' ın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, ancak kısa kararda ...'ın ismi sehven ... olarak yazıldığı ve sanık ...'ın isminin iki defa geçtiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 30.10.2013 tarihinde sanık ... Durğun'dan 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanığın yapmış olduğu savunmasında müsnet suçlamayı kabul etmediğini ancak en son iki ay öncesine kadar üç dört ay boyunca uyuşturucu esrar maddesi kullandığını beyan ettiği, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelinin savunması, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, sanığın müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 10.10.2013 tarihinde temyiz incelemesi dışı tefrikli sanık ... Butakın ile sanık ...'ten 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, ... alınan ifadesinde özetle, kendisinin esrar maddesi kullandığını ancak satışını yapmadığını, olay tarihinde ismini bilmediği bir kişiden esrar maddesini alarak otomobilde bulunan iki kişiye verdiğini ve karşılığında 20,00 TL alarak tekrar ismini bilmediği kişiye bu parayı teslim ettiğini, bu sırada sanık ...'ın aracın içerisinde oturduğunu beyan ettiği, kolluk tutanakları, fezleke, sanığın ifadeleri, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile adli tıp raporu ile dosyanın birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ün müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. GS382 ve GS445 kod numaralı görevlilerin 30.10.2013 tarihinde sanıklar ... ve ...'ten 20,00 TL'ye uyuşturucu esrar maddesi satın aldıkları, sanıklar yapmış oldukları benzer savunmalarında uyuşturucu madde kullandıklarını ancak ticaret eylemini gerçekleştirmediklerini beyan ettikleri, sanık ... yapmış olduğu savunmasında esrar aldığı kişinin ... olmadığını, "Halo ve reis" lakaplı 50 yaşlarında birisi olduğunu, kendisinin esrar bağımlısı olduğu için esrar maddesinden pay almak amacıyla bu kişiden esrar maddesini alarak 20,00 TL karşılığında gizli soruşturmacılara getirdiğini beyan ettiği, ancak yukarıda yapılan anlatım dikkate alındığında sanığın kendisini ve diğer sanığı suçtan kurtarmak amacıyla bu şekilde beyanda bulunduğunun değerlendirildiği, kolluk tutanakları, fezleke, şüphelinlerin savunmaları, uzmanlık raporu, gizli soruşturmacılar tarafından tanzim edilen rapor, çözüm tutanağı, görüntülerin bulunduğu DVD, adli tıp raporları, emanet eşya makbuzu, hakim kararları ve fotoğraf teşhis işlemleri ile dosya bütünüyle değerlendirildiğinde sanıkların müsnet uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanıkların tutuklu kaldıkları sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 05.03.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 05.03.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 inci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1- Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, 2- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması sureti ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılmasının, 3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin dördüncü ve on birinci fıkralarına göre, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeyerek ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin, 4- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesinin, 5- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarihli ve 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; 05.10.2013 ve 10.10.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılar tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı gibi gerçek anlamda bir "alım-satım" söz konusu olmayıp esasen satışa arz niteliğinde olduğundan bu haliyle eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin, Hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. F. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. G. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. H. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. İ. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1- Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, 2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarihli ve 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; 05.10.2013, 06.10.2013 ve 10.10.2013 tarihlerinde gizli soruşturmacılar tarafından sanıktan birden fazla kez uyuşturucu madde satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı gibi gerçek anlamda bir "alım-satım" söz konusu olmayıp esasen satışa arz niteliğinde olduğundan bu haliyle eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin, Hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. K. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, incelemenin eksiksiz yapıldığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. L. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden; Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, kısa kararın (3) numaralı bendinde sanık ...'ın isminin sehven "..." olarak yazılması ve böylece sanık ...'ın isminin iki kez yazılmamasının Mahkemece düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında ikinci kez tekerrüre esas alınan mahkûmiyetin, 765 sayılı Kanun'un 491 inci maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup; ikinci kez tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, incelemenin eksiksiz yapıldığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanıkların tutuklu kaldıkları sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. M. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hükmün verildiği 05.03.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. N. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. O. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka uygun olduğuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1- Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezadan indirilmesine karar verilirken uygulanan yasa ve maddesinin gösterilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının, 2- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması sureti ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılmasının, 3- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin dördüncü ve on birinci fıkralarına göre, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeyerek ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin, 4- Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemesinin, 5- 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının 2 nci cümlesi uyarınca "fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında mahkûm olunan hapis cezasının erteleme üst sınırının 3 yıl" olarak düzenlenmesi ve sanığın adli sicil kaydında suç tarihi itibarıyla ertelemeye engel hürriyeti bağlayıcı, kasıtlı suçtan 3 aydan fazla cezaya ilişkin mahkûmiyetinin bulunmaması dikkate alınarak, “SSÇ'ye verilen cezanın tür ve miktarına göre yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde yasal olmayan gerekçe ile 51 inci maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin, Hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. Ö. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararlar yönünden; Sanıklar ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik itiraz dilekçeleri niteliğinde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; aynı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, incelenmeksizin iadesine karar verildi. V. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararlar yönünden; Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (A), (B), (F), (G), (H), (I), (K), (L), (N) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/52 Esas, 2015/112 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ve sanıklar ..., ..., ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin; Hüküm fıkrasının "3" numaralı bendinin son parağrafının çıkarılarak yerine "Sanıkların gözaltı ve tutuklulukta geçirdikleri sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince cezalarından mahsubuna" ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (C), (D), (E), (İ), (M), (O) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/52 Esas, 2015/112 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanıklar ..., ..., Fırat Bürkük müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı (sanık ... yönünden uygun) olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.