Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/1970 E. 2023/8741 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1970
- Karar No
- 2023/8741
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mâhkumiyet Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.1994 tarihli ve 1994/13878 Esas sayılı İddianamesi ile hükümlü hakkında yağma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495 inci maddesinin birinci fıkrası, 522, 80, 31, 33 ve 40 ıncı maddeleri uyarınca kamu davası açılmışıtr. 2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.1994 tarihli ve 1994/299 Esas, 1994/354 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Kanun'un 497 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 sene hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.1994 tarihli ve 1994/299 Esas, 1994/354 Karar sayılı kararının hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.03.1995 tarihli ve 1995/1206 Esas, 1995/2693 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. 4. Uyarlama yargılaması neticesinde ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2014 tarihli ve 2014/195 Esas, 2014/218 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2014 tarihli ve 2014/195 Esas, 2014/218 Karar sayılı kararının hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.03.2018 tarihli ve 2015/5625 Esas , 2018/2194 Karar sayılı kararı ile, "... hükümlünün eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nin 499/1-2. cümle maddesiyle; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 149/1-a-c-d- gece vakti ise -h-; 109/2, 109/3-a-b maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak olaya uygulanarak, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, hükümlü yararına olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma kararı üzerine ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli ve 2020/307 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri uyarınca 12 yıl, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile aynın maddenin 3 üncü fıkranının (a) ve b) bentleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak ilkesi gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanığın neticeten 15 yıl hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. 7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 07.03.2022 tarihli ve 2021/97909 sayılı Tebliğname ile temyiz isteminin reddi yönünde görüş bildirmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Hükümlü müdafiinin temyiz etme iradesinden ibarettir. III. GEREKÇE A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1 inci maddesinin, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2'nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326'ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 01.07.2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez” şeklinde hükmü dikkate alındığında, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.1994 tarihli ve 1994/299 Esas, 1994/354 Karar sayılı kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonucunda verilen 09.06.2014 tarihli hükmünde Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.03.2018 tarihli ve 2015/5625 Esas, 2018/2194 Karar sayılı kararı ile incelenmiş olması karşısında kanun yolu incelemesinin 1412 sayılı Kanun'da düzenlenen hükümlere tabi olduğundan tebliğnamede temyiz talebinin reddini isteyen görüşe iştirak olunmamıştır. B. Temyiz İstemi Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2015 tarih, 2013/804 Esas, 2015/204 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik (uyarlama) yargılaması, asıl ceza yargılamasının bütünüyle sonuçlanıp hükmün kesinleşmesinden sonra, ancak infazın tamamlanmasından önce yürürlüğe giren bir ceza yasasının, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne, dolayısıyla infaza etkisi bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin ve esas itibariyle infazı ilgilendiren ve etkileyen bir yargılama faaliyetidir. Ancak bu yargılamanın amacı, kesinleşmiş hükümde suç olduğu saptanan olaya ilişkin lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması ile sınırlı olduğundan, yeniden bir olay yargılaması yapılmasını gerektiren ayrıksı durumlar dışında, önceki yargılamada iddia ve savunma olarak ileri sürülen görüşler ile delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Temel özelliği, talî yargılama olmasıdır. Bu bağlamda, sonraki yasanın lehe sonuç doğurup doğurmadığının saptanması, lehe ise uygulanması ile sınırlı, kendine özgü bir yargılamadır. Bu talî yargılamada, aslî ceza yargılaması sürecinde kesinleşmiş bulunan önceki kararın dışına çıkılamayacak, oradaki suça konu sabit eyleme uygulanması olanağı bulunan yeni yasadaki hükümler bütünüyle tatbik olunduktan sonra yeni yasanın lehe sonuç doğurduğunun saptanması halinde, hükümlünün bu sonuçtan faydalanması için, infaza konu olabilecek nitelikte bir hüküm kurulmasıyla yetinilecektir. Hâl böyle olunca ...'un temyiz dışı sanık ... ... ile birlikte olay tarihinde ... genelevinde çalışan mağdure ...'u iş bitiminden sonra, tehditle iş yerine götürüp burada silahtan sayılan jiletle darp ederek zorla parasını aldıkları somut olayda, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.1994 tarihli ve 1994/299 Esas, 1994/354 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında nitelikli yağma suçundan 765 sayılı Kanun'un 497 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 sene hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün Yargıtay 6. Ceza Dairesince onanmak suretiyle kesinleştiği, uyarlama yargılaması sonucunda nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri uyarınca 12 yıl, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile aynın maddenin 3 üncü fıkranının (a) ve b) bentleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, her iki Kanun'a göre tespit edilen sonuç cezalar karşılaştırıldığında ise sanık hakkında 765 sayılı TCK'na göre kurulmuş olup önceden kesinleşmiş bulunan hükmün lehe olduğunu anlaşılması karşısında uyarlama talebinin reddi ile ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.1994 tarihli ve 1994/299 Esas, 1994/354 Karar sayılı hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/307 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararında hükümlü müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.