Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/11796 E. 2024/10967 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11796
Karar No
2024/10967
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/550 E., 2021/828 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, itiraza tabi olduğundan bahisle itirazın mahallince incelenmesi amacıyla iade kararı verildiği ve sanık müdafiinin temyiz isteminin nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından kurulan beraat hükümleri nedeniyle sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun, beraat kararı verilerek düzeltilerek esastan reddi kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; I. Sanık ... müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince, "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bölge adliye mahkemesince, “Yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine" hususlarında karar verilebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-c maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, itiraz ve kanun yararına bozma kanun yollarının açık olduğu, itirazın değerlendirilmesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği gözetildiğinde, temyize konu kararda sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin hükümde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2021/550 Esas, 2021/828 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Mağdur ...'ın, ilk derece mahkemesinin 08.08.2017 ve 19.12.2017 tarihli celselerinde, suça konu para, cep telefonu ve nüfus cüzdanının sanık hakkında kamu davası açılmadan önce babasına iade edildiğine ilişkin beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/3-1. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.10.2024 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/11796, K. 2024/10967, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-11796-e-2024-10967-k-2a8f811588fd