Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/29465 E. 2013/19745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/29465
- Karar No
- 2013/19745
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/05/2003 tarihli ve 2003/258 esas, 2003/392 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 145/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 22/06/2005 tarihli ve 2003/258 esas, 2003/392 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/07/2013 gün ve 2012/12106/47959 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/09/2013 gün ve KYB/2013/262351 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre; 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinden karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145/1. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar (örneğin birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, kalem, sigara ve benzeri) ve değer olarak da az olan şeyi alma hâlinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun'un 145/1. maddesi gereğince indirim yapılmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Mahkemece değer azlığı nedeniyle takdire dayalı olarak yapılan indirim yönünden, kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, 5237 sayılı Yasanın 145. maddesi uyarınca indirim yapılmaması gerektiğine ilişkin iki numaralı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.Bu nedenle, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hırsızlık suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.09.2013 gün ve 2013/262351 sayılı gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü ... hakkında Kayseri 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 22.06.2005 gün ve 2003/258-2003/392 Esas ve Karar sayılı ek kararın CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.