Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/28604 E. 2013/21220 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/28604
Karar No
2013/21220
Karar Tarihi

Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1, 31/3 (iki kez), 62/l (iki kez), maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 13 gün hapis ve 2 ay 6 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin BAKIRKÖY 6. Çocuk Mahkemesinin 07/09/2011 tarihli ve 2011/159 esas, 2011/3 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19/08/2013 gün ve 2013/13150/51861 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2013 gün ve KYB/2013/279685 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23.09.2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, 1-Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, mala zarar verme suçundan belirlenen 2 ay 6 gün hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesindeki "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" hükmü uyarınca, söz konusu kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş bulunulmasında, 2-Suça sürüklenen çocuk ...'un, dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği ve sabıkası bulunmamasına karşın, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/1.maddesi hükümleri uygulanmayarak, hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 2 ay 13 gün süreli hapis cezasının ertelenmemesine karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A I-)Kanun Yararına Bozma istemininin (2) numaralı bölümünün incelenmesinde; Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, örneğin; temel ceza miktarının saptanmasında kullanılan ölçütlerin hatalı takdir edilmesi, cezada artırma ve indirme yapılırken kullanılan oranların seçimindeki isabetsizlik gibi hususlar, Yargıtay’ın sadece olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alabileceği hukuka aykırılıklardandır. İncelenen somut olayda; Mahkeme 07.09.2011 tarihli hükümde “sanığın ileride suç işlemekten kaçınmayacağı” gerekçesiyle, 5231 Sayılı Yasanın 51. maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenip ertelenmemesi takdire dayalı bir konudur. Hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil ise de, bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir. Bu itibarla, takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceğinden, Kanun Yararına Bozma isteminin (2) numaralı bölümünün REDDİNE, II-) Kanun Yararına Bozma isteminin (1) numaralı bölümünün incelenmesine gelince; Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile, mala zarar verme suçundan sanık ... hakkında Bakırköy 6. Çocuk Mahkemesince verilip kesinleşen 07.09.2011 tarih, 2011/159 esas ve 2011/3 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, hüküm fıkrasına, “Sanığın eylemi için belirlenen sonuç 2 ay 6 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi delaletiyle 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının 24 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği, ancak ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilemeyeceğine” cümlelerinin eklenmesine, karardaki diğer yönlerin saklı tutulmasına, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/28604, K. 2013/21220, T. 31.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-28604-e-2013-21220-k-f83437e8aac1