Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/13978 E. 2013/25762 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13978
- Karar No
- 2013/25762
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; I-) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yakınanın anlatımına göre, yağma suçunun birden fazla kişiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCY'nın 149/1-c maddesi yerine aynı Yasanın 148/1. maddesiyle uygulama yapılması, 5237 sayılı TCK'nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesindeki "hafif veya "pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanıkların özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan en ağır cezadan fazla olamayacağı, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 151/1. maddesiyle yapılan uygulamaya esas alınan Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/345-235 esas ve karar sayılı ilamıyla, TCK'nun 86/2. maddesi uyarınca hükmedilen 1200 TL ile Emirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/551 esas ve 2005/173 karar sayılı ilamında yakınanlar ... ve ...'a yönelik eylemler nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 456/4. maddesi uyarınca hükmedilen 440'ar TL adli para cezalarının, miktar yönünden kesin nitelikli olup 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve tekerrüre esas alınan ilamın en ağır cezayı içeren suça ilişkin uygulamasının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, iki ilama yazılı biçimde yer verilmesi suretiyle infazda karışıklığa neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Yasanın 58. maddenin uygulanmasına bölümden "Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/345-235 esas ve karar" sayılı ilamın hüküm fıkrasından çıkartılması; Emirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/551 esas ve 2005/173 karar sayılı ilamın yazıldığı kısma "mala zarar verme suçundan doğrudan verilen 146 TL ile hapisten çevrilmek suretiyle verilen 1320 TL adli para cezası nedeniyle" cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiği, Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği, Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanıklar hakkında yakınan ...'a yönelik eylemleri nedeniyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme, tehdit ve hakaret suçlarından açılmış olan ve görevsizlik kararı verilmek üzere tensiple ayırma kararı verilen dosyanın, olanaklı ise bu dosya ile birleştirilmesi, olanaklı değil ise, denetime olanak sağlaması açısından dosyanın onaylı suretlerinin dosya içerisine konulması, yağma suçunun unsurlarını oluşturabilecek eylemler yönünden kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi; 5237 sayılı TCK'nun 150. maddesinin 1. fıkrasındaki "hukukî ilişkiye dayanan alacak" olup olamayacağının tespiti açısından, 2008 yılında verildiği belirtilen 4500 veya 5100 TL paranın, geri alındığı tarih olan 25.01.2010 itibariyle ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne göre değerinin 10.000 TL civarında olup olmayacağının araştırılması ve sonuçlarına göre sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) Eylemin, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 149/1. maddesinin (c) ve (d) bentleri ile birlikte (h) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b-) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan en ağır cezadan fazla olamayacağı, suç tarihinden sonra kesinleşen Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/302 esas ve 2006/260 karar ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve tekerrüre esas alınan en ağır cezayı içeren ilamın hüküm fıkrasında gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, üç ilama yazılı biçimde yer verilmesi suretiyle infazda karışıklığa neden olunması, c-) Sanıklar savunmanı Av. ... tarafından yakınan ...'a ait olduğu söylenerek 11.12.2013 tarihinde sunulan dilekçede, karşılanmamış herhangi bir zararın kalmadığının belirtilmesi karşısında; zararın giderilip giderilmediği, giderilmiş ise tarihi yakınana sorulup sonucuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 168. maddesi tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz dilekçelerinde; sanıklar savunmanının ayrıca duruşmada ileri sürdüğü itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar hakkında duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 25.12.2013 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.