Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/12511 E. 2013/16122 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/12511
Karar No
2013/16122
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında suç yerinin yazılmaması yerinde eklenmesi olanaklı kabul edilmiştir. 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun katılanın bilirkişi raporuna göre sağlam ve muhkem olan asma kilidinin kırılarak işlenmiş olması nedeniyle; sanıkların eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddelerindeki işyeri dokunulmazlığının ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gözetilerek, katılan lehine, 450,00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, anılan tarife hükümlerine aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-) 5237 sayılı Yasa uyarınca lehe değerlendirme yapılırken,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nın lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda, aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2-) Bulundurulması ya da taşınması suç oluşturmayan ve doğrudan doğruya suçta kullanılmayan Adli Emanetin ... sırasında kayıtlı bir adet asma kilidin katılana iadesi yerine TCK.nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 3-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama gideri olan vekalet ücretinin tahsil şeklinin gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 58, 53. maddesinin uygulanmasına, “5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca İzmir (Bornova) adli emanetin ... sırasında kayıtlı bir adet asma kilidin müsaderesine ve “vekalet ücretinin sanıklardan alınarak müdahile verilmesine” ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine “İzmir (Bornova) Adli Emanetin ... sırasında kayıtlı bir adet asma kilidin katılana iadesine”, ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ ve “‘sanıklardan neden oldukları vekalet ücretinin eşit olarak alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-) Sanıkların soruşturma sırasında katılanın deposundan aldıkları tüplerin bir kısmının bulunduğu yeri söyleyip katılana iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; katılana kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/12511, K. 2013/16122, T. 01.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-12511-e-2013-16122-k-497981fa5f3e