Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/8170 E. 2012/21232 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8170
- Karar No
- 2012/21232
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet, tehdit, mala zarar verme HÜKÜM : Beraat, karar verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi olanaklı olmadığından sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II-Tehdit ve eziyet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının seçimlik olmadığı halde sanık hakkında sadece aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV-Yağma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanığın, 25.08.2010 günü saat 20.00 sıralarında geldikleri boş arazide bıçak tehdidi ile yakınanın elbiselerini çıkarttırdıktan sonra cebinden çıkardığı ve 3.500 TL bedel yazdığı senedi imzalattığı, el çantasını karıştırıp kredi kartlarını aldığı, yakınanın sanıktan kurtulmak için saat 22.00 sıralarında iki ayrı bankamatikten 1.100 TL para çekerek sanığa verdiği, parayı alan sanığın “2.400 TL daha borcun var, geri kalan paramı da ver” diyerek yakınanı serbest bıraktığı, sanığın ertesi gün kalan 2.400 TL parayı vermesi hususunda yakınanı tehdit etmesi üzerine yakınanın 27.08.2010 günü 2.400 TL parayı sanığa verdiği, bıçak tehdidi ile imzalatılan senette özgülenmiş miktarı almaya yönelik bu eylemlerin tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin bölünerek iki ayrı bankadan tehditle çekilen paralar yönünden mahkumiyet, zorla imzalatılan senede yönelik olarak ise beraat kararı verilmesi, Sanığın, 2.400 TL parayı aldığı gün, senette özgülenmiş miktarı aşacak şekilde, yakınandan bir de cep telefonu almasını istediği, birlikte gittikleri telefoncudan sanığın bir adet cep telefonu beğendiği, ertesi gün yakınanın telefoncuya 380 TL ödeme yaptığı, sanığın da giderek telefonu buradan aldığı; sanığın sonraki günlerde yakınanı telefonla arayarak yakınandan 1.000 TL daha para vermesini istediği ve tehditlerini sürdürdüğü, ancak yakınanın parayı vermeyi kabul etmediği, bunun üzerine sanığın yakınanın evine giderek konuşmak bahanesiyle yakınanı aşağı çağırdığı, arabanın içinde yakınanla konuşan sanığın 1.000 TL yerine bu kez sanıktan 750 TL para istediği, yakınanın ertesi gün işyerine gelen sanığa 450 TL para verdiği ve senedin burada yırtıldığı; sanığın 25.09.2010 günü evine gitmekte olan yakınanın yanına yaklaşarak ensesinden çekip götürmüş olduğu pazar yerinin arkasında yakınanı basit bir tıbbi müdahale ile yaralayıp 1.000 TL daha para vermesini istediği ve yakınanın elindeki çantayı alıp banka kartları bulduğu, yakınanın üç ayrı bankadan toplam 50 TL çekip sanığa verdiği, sanığın yakınanın çantasındaki 10 TL parayı da alıp “bana 940 TL parayı da getireceksin ve otobüs bileti alacaksın”diyerek yakınanı bıraktığı, yakınanın durumu kolluk güçlerine bildirmesi üzerine sanığın yakınanla buluştuğu otobüs terminalinde yakalandığı; 25.08.2010 tarihinden sonra gerçekleşen bu eylemlere ilişkin anlatımın iddianamede yer aldığı gibi sevk maddesi olarak da 5237 sayılı TCY'nın 43.maddesinin gösterildiği, bu bağlamda bu eylemlere yönelik olarak da 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 225/1. maddelerinde öngörülen yönteme ve biçime uygun olarak açılmış bir dava bulunduğu, 5237 sayılı TCY'nın 43/son maddesi de göz önünde bulundurularak ek savunma verilmek suretiyle her bir yağma eylemi nedeniyle ayrı ayrı hüküm kurulmasının mümkün olduğu gözetilmeden, 25.08.2010 tarihinden sonra gerçekleşen eylemler nedeniyle yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında yakarak mala zarar verme suçuna yönelik olarak; 5237 sayılı TCY'nın 151/1.maddesi uyarınca belirlenecek temel ceza üzerinden aynı Yasanın 152/2-a maddesi uyarınca iki katına kadar artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, temel cezanın denetim olanağı vermeyecek şekilde tayini, 3-Tekerrüre esas hükümlülükleri bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 58.maddesinin uygulanmaması, 4-5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının seçimlik olmadığı halde sanık hakkında sadece aynı maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de, 5-Yağma suçunun gece vakti,silah kullanılarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinin yanı sıra (a) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.