Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/29400 E. 2013/6806 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/29400
- Karar No
- 2013/6806
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2012 günlü kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.06.2005 tarih, 2002/285 esas ve 2003/18 karar sayılı kararının açıklamalı olarak hükümlüye tebliğ edildiği, hükümlü ...’in kararı temyiz etmediği, önceki savunmanın temyizini kabul ettiğine dair herhangi bir irade beyanının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükmün kesinleşmesiyle zorunlu savunman ilişkisinin son bulan hükümlünün önceki savunmanının kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II-) Hükümlü ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-) Eylemlerde temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, 765 sayılı TCY’nda bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan "gece" kavramının 5237 sayılı TCY’nın 149/1,h maddesine göre cezayı artırıcı neden olması, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 2-) Yakınan ...’a yönelik eylemin, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 149/1. maddesinin (a) ve (c) bentleri ile birlikte (h) bendinin de uygulanması ve tüm eylemler yönünden aynı yasanın 61. maddesi değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-) Diğer hükümlü ...'in yer göstermesi sonucu cep telefonunun soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınan ...'tan rızası sorularak hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4-) 5237 sayılı TCK'nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, hükümlünün özgülenen kastı, yakınanın etkilenimi ve olayın vahameti de gözetilmek suretiyle, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150. maddenin 2. fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 5-) 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezalarının toplanmasına karar verilmesi, 6-) Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun, koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 7-) Sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunan ve CMK’nın 325/2. maddesinde öngörülen “hakkaniyet” ölçütünün bir gereği olarak, sınırlı, istisnai ve zorunlu bir yargılama faaliyeti olan mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, uyarlama yargılamasında verilen yeni kararda bu sorumluluğunun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki zoralım ve yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 23.06.2005 tarihli ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.