Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/24420 E. 2013/14763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/24420
Karar No
2013/14763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, Suç örgütü kurmak ve yönetmek, Suç örgütüne üye olmak ve yardım etmek, 6136 sayılı yasaya muhalefet, Kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması, Evrakta sahtecilik, Görevi kötüye kullanma, Hürriyeti tahdit HÜKÜM : Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ...’ın, yakınan ... ...’ı sanık ...’in yönlendirmesiyle yanında tespit edilemeyen arkadaşıyla Kayseri ilinden Ankara’ya silah zoruyla getirip belirlenemeyen evde bir gece tuttuğunun anlaşılması nedeniyle sanıklar ... ve ... hakkında hürriyeti tahdit suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. I-Sanık ... hakkında örgüt üyesi olmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik anılan sanık savunmanının vekalet ücreti yönünden yaptığı temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanık savunmanının beraat kararı nedeniyle lehine vekalet ücreti hükmedilmemesini temyiz konusu yaptığı, beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyizin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 7.4.1969 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren, 1169 sayılı Avukatlık Kanununun 164. maddesinde avukatlık ücretinin tarifi yapılıp, aynı yasanın 168. maddesinde de, ücretin belirlenmesinde uygulanacak asgari ücret tarifesinin hazırlanması yöntemi açıklanmış olmakla birlikte, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nun 150. Maddesinde sanıklar için zorunlu müdafilik ve 234. maddesinde mağdurlar için zorunlu vekillik müessesesinin getirilmiş olması nedeniyle, bu müesseselerde görev alacak avukatların ücretlerinin belirlenmesi için 5320 sayılı "CMK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"nun 13 maddesinin (1.) fıkrasında Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücret, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği, aynı maddenin (2.) fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü de alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmak suretiyle bir istisnai düzenleme yapılmıştır. Bu açıklamalar ışığında, dosya içeriği incelendiğinde, sanık ...’in mahkemenin istemi üzerine Ankara Barosu tarafından zorunlu müdafii olarak atanan Av. ...’nın, Adalet Bakanlığı tarafından 02.03.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan "CMK Gereğince Müdafii ve Vekillerinin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine göre belirlenen ve karar tarihinde yürürlükte bulunan "CMK Ücret Tarifesi"nin ağır ceza mahkemeleri için öngörülen 533,00 TL ücrete hak kazanabileceği ve bu ücreti her zaman mahallinden talep ile alabilecektir. Ancak kendisine Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen ücretin ödenmesini talep etmesinin olanaklı bulunmadığı; Sanık savunmanının temyizinin "beraat" kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve talep ettiği, avukatlık ücret tarifesine göre ücretli vekaletin HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı içerisinde olduğundan; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 305, 317. ve HMUK'nun 427. maddeleri uyarınca sanık savunmanının temyiz talebinin isteme aykırı olarak REDDİNE, II-Sanıklar ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve 5271 sayılı CMK.nun 264/1. maddesi uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısı yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden İADESİNE, II-Sanık ... hakkında suç örgütü kurup yönetmek; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... hakkında ise suç örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar ..., ... hakkında suç örgütüne yardım etmek, sanık ... hakkında suç örgütü üyesi olmak suçundan verilen beraat; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...’nin yakınanlar ... ve ...’e yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ...’ın aynı yakınanlara yönelik yağma suçundan kurulan beraat, yakınan ...’e yönelik hürriyeti tahdit suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet, aynı yakınana yönelik hürriyeti tahdit suçundan sanıklar ..., ... hakkında kurulan beraat; yakınan ...’ya yönelik yağma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet; yakınan ...’e yönelik yağma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan beraat; yakınan ...’ye yönelik yağma suçundan sanıklar ..., ... hakkında verilen mahkumiyet, aynı yakınana yönelik yağma eyleminden sanık ... hakkında verilen beraat; yakınan ...’a yönelik yağma suçundan sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet; kumar oynanması için yer ve imkan sağlanması suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet; aynı suçtan sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan beraat; 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyete dair kurulan hükümlerin incelenmesinde, Oluş ve dosya kapsamına göre, yakınanlar ..., ...’e yönelik yağma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin (c), (f), (g) bentlerinin yanı sıra, (d) bendi; yakınan ...’ya yönelik yağma eyleminde (d), (h) bentleri; yakınan ...’ye yönelik yağma eyleminde (d) bendi; yakınan ...’a yönelik yağma suçunda (d) bendi; ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, kumar oynanmasına yer ve imkan sağlamak suçundan hüküm kurulurken hürriyeti bağlayıcı cezanın yanı sıra adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan karar verilirken, sanık ... hakkında para cezasının bir gün eksik; sanıklar ... ve ... hakkında ise hapis cezasının bir gün eksik belirlenmesi, karşı temyiz olmadığından, yakınanlar ..., ..., ..., ...’a yönelik yağma; yakınan ...’e yönelik yağma ve hürriyeti tahdit; örgüt kurup yönetmek, örgüt üyesi olmak, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarına ilişkin hürriyeti bağlayıcı ceza içeren hükümlerin kurulması sırasında sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. ve 58. maddeleriyle uygulama yapılmamış ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görülmüş bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar Hüsnü Gözüküra, ...; sanıklar ..., ..., ..., ... ve savunmanları; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, III-Yakınan ...’a yönelik yağma suçundan sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet; yakınan ...’a yönelik yağma suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet; yakınan ...’e yönelik yağma suçundan sanıklar ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet; sanıklar ..., ... hakkında suç örgütüne yardım etmek suçundan verilen mahkumiyet; sanık ... hakkında suç örgütüne üye olmak suçundan verilen beraata ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınan ...’a yönelik yağma eyleminde, yakınanın sanık ...’in kumar oynattığı kıraathanesine gelip zaman zaman kumar oynadığı ve kaybettiği, yakınanın emekli olup mütahitliğe başlaması üzerine, sanık ...’ın yakınandan 60.000 TL karşılığında daire almaya karar verip 25.000 TL’sini peşin olarak verdiği, ancak yakınanın kumar borcunu bahane edip borcun 300.000 TL oldu diyerek yakınanı öldürmekle tehdit etmesi üzerine, yakınanın sanık ... ve adamlarından çekinerek Etimesgut ilçesinde yaptığı inşaattan iki adet daireyi sanık ...’ın eski damadı sanık ...’a tapudan devrettiği, sanık ...’ın baskılarından bunalan yakınanın Kayseri iline akrabalarının yanına gittiği, ancak sanık ...’ın damadı ... ve bir arkadaşının sanık ...’ın yönlendirmesiyle yakınanı Kayseri’den silah zoruyla Ankara’ya getirip bir evde bir gece tuttukları, daha sonra yakınanın % 95’i bitmiş inşaatını tehditle sanık ...’ın üzerine devretmesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; kumar borcu hukuken korunan geçerli bir borç olmadığı gibi, sanık ...’ın başlangıçta yakınana verdiği 25.000 TL’lik paranın bir hayli üzerinde yakınana "borcun 300.000 TL oldu" diyerek tehditle tahsilat yapması nedeniyle, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre eylemin doğrudan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık ...’ın eyleminin ise 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-c maddelerine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 148. maddesiyle uygulama yapılması, kabule göre de sanık ...’ın eyleminin gerekçede 5237 sayılı Yasanın 149/1-c-f-g maddelerine uyduğu belirtilmesine rağmen çelişkiye düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Yakınan ...’a yönelik yağma eyleminde, yakınanın ... ... isimli kişiden döviz alım satımı yapmak üzere 30.000 TL para aldığı ancak dolandırılarak bu parayı batırdığı, ... ... isimli kişinin durumu yakını ...’a anlatması üzerine, sanıkların yakınanı sıkıştırmaya başladıkları, sanıklar ... ve ...’ın yakınanla bir kahvehanede buluşarak "bu işin arkasında ... ... var, biz beraberiz, aynı kahvehanedeyiz, bu işin arkasında ocak da var, bul getir paramızı, biz tahsil ederiz, çöker alırız" diyerek tehdit ettikleri, yakınanın işyerine giderek ayakkabı alıp parasını vermeden gittikleri, yine bir gün sanıklar ... ve ...’ın yanlarında iki kişiyle yakınanın işyerine gelerek parayı ödemesi konusunda tehdit ettiklerinin anlaşılması karşısında; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık ... ile yakınan arasında bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisi bulunmadığı gibi örgüt lideri olarak sanıklar ... ve ...’ın eylemlerinden ne şekilde haberdar olduğuna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu da karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, 3-Yakınan ...’e yönelik yağma eyleminde, yakınanın sanık ...’ın başında durduğu kumar oynatılan kahvehaneye gelerek kumar oynayıp 5000 TL kaybettiği, karşılığında aynı miktarlı senet imzalayarak verdiği, daha sonra yakınanın senet bedelini ödemesi için sanıklar ... ve ... tarafından sıkıştırıldığı, ödemezsen kötü şeyler olur şeklinde tehdit edildiği, bunun üzerine yakınanın alacaklısı olduğu borçlusu ... olan 11.000 TL’lik senedi güvence olarak verdiği, sanıkların ... isimli kişiyi sıkıştırarak senet bedelini tahsil ettikleri ancak borçtan artan 6000 TL’lik kısım ile ilk başta imzalatılan 5000 TL’lik senedi yakınana vermediklerinin anlaşılması karşısında; kumar borcu hukuken korunan geçerli bir borç olmadığı gibi, kumar borcu olarak alınması gereken 5000 TL‘nin üzerinde 1100 TL tahsil edilmesi ve ortada bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisi de bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar ..., ...’ın yağma suçundan cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-Sanık ...’ın örgüt lideri olan sanık ... ...’ın eski damadı olduğu, bu sanığın yönlendirmesiyle yakınan ...’ın iki dairesi ile %95’i bitmiş inşaatını tehditle üzerine devrini sağladığı ve anılan yakınanı bir arkadaşıyla Kayseri’den zorla Ankara’ya getirip darp ederek bir evde alıkoyduğunun anlaşılması karşısında; oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraatına karar verilmesi, 5-Sanık ...’un polis memuru olduğu, dinleme kayıtlarından sanıklar ... ve ... ile iletişiminin olduğu anlaşılmışsa da, sanığın suç örgütüne hangi eyleminden dolayı ne şekilde yardım ettiğinin karar yerinde denetime olanak verecek şekilde gösterilip tartışılmaması, kabule göre de sanıklar ..., ...’nın hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 85. maddesiyle değişik 5237 sayılı Yasanın 220/7. maddesine göre hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 6- Kabul ve uygulamaya göre de, Sanıklar ..., ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 150. maddesi yolmasıyla aynı Yasanın 106. maddesi uyarınca tehdit suçundan kurulan hükümlerde anılan Yasanın 53. ve 58/9. maddesiyle; sanık ... hakkında yağma suçundan hüküm kurulurken 53. maddesiyle uygulama yapılmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanları, sanıklar ..., ..., ... savunmanları ile O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/24420, K. 2013/14763, T. 20.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-24420-e-2013-14763-k-00ef83e87c54