Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/19105 E. 2013/14758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/19105
- Karar No
- 2013/14758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak ve Yönetmek, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağmaya kalkışma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet, Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Sanıklar ..., ..., ..., ... Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında “örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan kamu davası açılmasına karşın, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, dava zamanaşımı içerisinde her zaman mahkemesinden bir karar alınması olanaklı görülmüştür. Yokluğunda verilen kararın sanık ...'ın sorgusu sırasında bildirdiği adres dışında mernis adresine Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ olunduğu ancak tebliğ olunan belgenin, konutunun kapısına yapıştırılmakla birlikte yasada belirtilen ilgili kişilere haber verilmediği anlaşıldığından; sanığa çıkartılan tebligatın Tebligat Yasası ve ilgili Tüzüğün aradığı biçim içermediği, temyiz süresinin öğrenmeyle başladığı ve sanığın temyiz isteğinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelemesinde; 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca verilen ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına’ ilişkin karara karşı, itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık ... ve savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. Maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan kurulan hükümlerin incelemesinde; 5237 sayılı TCK.nun 6/1-j maddesi çerçevesinde örgüt mensubu olan sanık ...'in mahkum olduğu eylemlerine yönelik olarak 5237 sayılı TCK.nın 58/9.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması; sanıklar hakkında TCK’nın 53.maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmemiş ise de, anılan hususlar hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Çıkar Amaçlı Suç Örgütüne Üye olma; sanık ... hakkında Örgüt Kurup Yönetmek suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın mağdur ... ...'a yönelik Yağmaya Kalkışma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik kişi özgürlüğünden yoksun kılma suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ... Yazıcıya yönelik tehdit suçundan; sanık ...'in mağdur ... ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yakınan ... ...'a yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımına kadar işlem yapılması olanaklı görülmüş; Mağdur ... ...'a yönelik yağma eyleminin birden fazla kişi ile birlikte, işyerinde ve suç örgütünün sağladığı korkutucu güçten yararlanarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin ( c) ve (f) bentleri ile birlikte (d) bendiyle uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi; oluş ve dosya içeriğine göre mağdur ... ...'ın 2008 yılında araba takası nedeni ile sanık ...'e 2.750TL. borçlandığı, bu tarihten 6 ay sonra 2008 yılı aralık ayında mağdur ... ...'ın kardeşi ... aracılığı ile sanık ...'ten 10.000.TL borç para aldığı ve karşılığında 15.03.2009 ödeme tarihli 16.000.TL. değerindeki senedi ...'ın imzalayıp sanık ... ...'e verdiği, adı geçen sanığın 10.000.TL'nin tamamını ... ...'a teslim etmesi gerekirken, mağdur ... ...'ın alacaklısı olan sanık ...'e verdiği, sanık ...'ün asıl alacağı olan 2.750. TL'nin arta kalan miktarı olan 7.250. TL'sını mağdur ... ...'a vermeyip gecikmiş olan asıl alacağın faizine saydığı ancak kendisine tahsil amacıyla verilen VIP Hanımeli gıda şirketine ait 19.01.2009 ödeme günlü vadesi geçmiş 19.000. TL bedelli çekide tahsil edebildiği miktar kadar kullanması için mağdur ... ...'a teslim ettiği, adı geçen mağdurun Trabzon'da ticaret ile uğraşan sanık ...'dan aldığı malların karşılığı olarak bu çek ile ödeme yaptığı, bu çek ile ilgili olarak sanık ...'ün çalıntı kaydı koyması nedeni ile sanık ... tarafından tahsilatının yapılamadığı, sanık ...'in ise tanık ...'tan aldığı 16.000.TL'lik çekin vadesi geldiğinde ödenmesini istediği, Sivas ilinde ikamet eden mağdur ... ...'ın sanıklardan korkarak Trabzon'a kaçıp yerleşip iş kurduğu, sanık ...'nın elinde bulundurduğu ve sanık ... tarafından ciro edilen 19.000.TL'lik çekin tahsilatının yapılamaması nedeni ile adı geçen sanık ile yaptığı telefon görüşmesinde, mağdur ... ...'ın evlilik dışı ilişkisi nedeni ile ailesini terk ettiğini, ailesinin durumunun kötü olduğunun sanık ...'ün beyanlarından öğrendiği, hatta sanık ... tarafından mağdur ... ...'ın anne ve babası olarak telefonda tanıtılan kişiler ile görüştürüldüğü, adı geçen mağdurun tekrar Sivas'a ailesinin yanına gelmesi için yardımcı olmasının ailesi tarafından istendiği ve bu amaç ile sanık ...'e yardım edilmesi gerektiğinin söylendiği, sanık ...'e inanan sanık ...'nın mağdur ... ...'ı işyerine çağırıp adı geçen sanık tarafından gönderilen sanıklar ..., ..., ... ve ...'le buluşturduğu, sanık ...'nın işyerinde sanık ...'in alacağını almak için mağdur ... ...'a hitaben “buraya senin kafana sıkmaya geldim.” diyerek tehdit ettiği, adı geçen mağdurun karşılaştığı tehditler karşısında korktuğunu anlayan sanık ...'nında mağdur ... ...'ı omuzlarından tutup silkelerek “alacaklar bana geçti, üzerine bende para ekliyorum 50.000.-TL bana ödeyeceksin yoksa senin kafana sıkar seni öldürürüm.” diyerek tehditleri arttırarak devam ettirdiği, sanık ...'ün de belinde takılı bulunan silahı gösterip “bu parayı ödeyeceksin lan, senin kafana sıkıp ölünü denize atacağım, seni devlet bile bulamayacak, biz devletin adamıyız,” diyerek tehditlerde bulunduktan sonra anılan mağdura yumruk ile vurmaya çalıştığı bu sırada sanık ...'ün araya girdiği ve bu borcu nasıl ödeyeceğini mağdura sorduğu, sanık ...'ın da mağduru öldürmek ile tehdit ettiği, sanık ...'nın mağdurun aşırı korkmasından faydalanarak “çıkart ulan parmağındaki yüzüğü” diyerek zorla mağdurdan elinde takılı bulunan gümüş'den yapılma Osmanlı Tuğralı 33.TL değerindeki yüzüğü aldığı daha sonra işyerinden çıkarak sanıklar ile birlikte lokantaya giden mağdurun, kolluğa cep telefonu ile haber vermesi nedeniyle sanıkların yakalandıklarının anlaşılması karşısında; yağma eylemin mağdurun elinde bulunan yüzüğün alınması ile tamamlandığı gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesinde düzenlenen kalkışma hükümlerinin uygulanması; Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olduğu kabul edilen sanık ... ... hakkında yakınan ... ...'a yönelik tehdit suçundan hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCY’nın 58/9.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'e yönelik kişi özgürlüğünden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Yasanın 109/1.maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Yasanın 109/3-b maddesi uyarınca bir kat arttırım yapılırken, 4 yıl 12 ay yerine, 5 yıl olarak fazla hapis cezalarına hükmolunması, 2-TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, 3-Sanık ...hakkında yakınan Yemliha Yazıcıya yönelik tehdit suçundan kurulan hükümde adı geçen sanığın suç örgütü kurucusu ve üyesi olmayıp suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım eden konumunda olup, eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 220/7.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 220/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nun 58/6-9. maddesi gereğince uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ... savunmanları ve sanık ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki görüşbu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 109/3-b maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm” çıkartılarak yerine, “eylemin birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirildiği anlaşıldığından, verilen cezadan TCK’nın 109/3-b maddesi uyarınca bir kat arttım yapılarak, sanıkların ayrı ayrı 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,” cümlelerinin yazılması, sanıklar hakkında ‘‘53/1. Maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi; sanık ...hakkında tehdit suçundan kurulan hükümden “5237 sayılı Yasa'nın 58/9. maddesi yollaması ile aynı yasanın 58/6-9.maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün tamamının çıkartılması suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV- Sanıklar ..., ..., ..., ... ... ve ...haklarında çıkar amaçlı suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan; sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında mağdurlar ... ... ve ...'a yönelik tehdit suçundan; Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; A) 1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın çıkar amaçlı suç örgütüne yardım etmek suretiyle üye olma suçu yönünden hüküm tarihinden sonra 05.07.2012 tarih ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 6352 sayılı Yasanın 85. madde yollamasıyla değişik 5237 sayılı TCK'nun 220/7.maddesi gereği sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirmesi lüzumu, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; a) Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nun 220/7.madde ve fikrası göndermesiyle aynı yasanın 220/2. madde ve fikrası gereğince hüküm kurulması gerekirken, uygulama maddeleri eksik gösterilerek, 5271 sayılı CMK’nun 232/6.maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Suç örgütü kurup yöneten ve örgüt üyesi olan sanıklar hakkında temel ceza 2 yıl 6 ay olarak belirlendiği halde, suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım eden sanıklar hakkında temel cezanın 3 yıl olarak belirlenmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 3. ve 61. maddelerine aykırı davranılması, c) 5237 sayılı TCK.nun 6/1-j maddesi çerçevesinde “örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleri ile birlikte veya tek başına suç işleyen kişi” olarak tanımlandığı, aynı yasanın 58/9.maddesinde örgüt mensubu hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimde serbestlik tedbirinin uygulanabileceğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında; örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi konumunda olan örgüt kurucusu ve üyesi olmayan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...hakkında 5237 sayılı TCK'nun 58/6-9. maddesi ile uygulama yapılması, B) Suç tarihi itibari ile sanık ...'ın sabıka kaydı bulunmadığının dosya kapsamında anlaşılması karşısında; adı geçen sanık hakkında tehdit ve haklarında çıkar amaçlı suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan hüküm kurulurken; sabıkası bulunduğu gerekçesi ile 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması, C- Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınan ...'ın babası olan ...'ın suç tarihinden 1,5 yıl kadar önce müteahhitlik yaptığı ve işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile iflas ettiği bu kişinin alacaklısı olan ..., ... ve ...'ın alacaklarını tahsil etmesi için ...'ın imzaladığı senetleri ...'e verdikleri, sanık ...'ün ...'ın ödemesi gereken parayı borç ile ilgisi olmayan oğlu ...'dan tahsil amacıyla telefonda ve yüz yüze değişik zamanlarda borcu ödenmesi için ölümle tehdit ettiği, hatta bir seferinde “seni öldürürüm, bana bir şey olmaz, benim Savcı ve Hakim arkadaşlarım var, ben milletvekili olacağım” diyerek tehditlerde bulunup adı geçen kişilerin alacaklarını istediği, yakınan ...'ın babası ...'a ait iflas eden şirketiyle ilgili ortaklığının ve fiili bir irtibatının bulunmadığı ve sanık ...'ün belli bir ücret karşılığı, tahsil edilemeyen kıymetli evraka bağlanan alacakların tahsilatının sağlanması için yakınanı tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; yakınan ...'dan hukuken korunan bir alacağı olmayan, sanık ...'ün üçüncü kişiler arasında gerçekleşen alacak borç ilişkisinden kaynaklanan alacakları tahsil edip bundan menfaat sağlamak kastıyla gerçekleştirdiği tehdit eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, D-1) Oluş ve dosya içeriğine göre; yakınanlar ... ... ve ...'in anahtarı kendilerine emaneten verilen sanık ...'a ait depodan içinde sanıklar ... ve ...'ın arkadaşı olan tanık ...'ın ev eşyalarının bulunduğu ikinci el değeri 1.605 TL civarındaki ev eşyalarını sahibinin bilgisi dışında mezatçı tanık ...'a 01.04.2008 tarihinde 1.750. TL'ye sattıkları, 2008 yılı Mayıs ayı başında eşya sahibinin şikayeti üzerine soruşturma devam ederken, sanıklar ... ve ...'ün eşyaların parasını alabilmek amacıyla yakınan ... ... ve suça konu eşyaların satımında yakınanlara yardım ettiği anlaşılan yakınan ...'ı zararlarının karşılanması için ölümle tehdit ettikleri ve yakınan ...'ı kasten yaraladıktan sonra çay ocağında buluşma ayarladıkları, yakınan ... ...'ı sanıklar ..., ..., ... ve ... ölümle tehdit edip, yakınan ... ...'a 30.000.TL'lik, yakınan ...'a 45.000.-TL'lik senetleri zorla düzenlettirip yakınanları karşılıklı bir birlerine de kefil olarak gösterip senet altına imza attırdıkları, bu senetlerin tahsilatınında sanık ... tarafından vadeleri geldiğinde yapılmak istendiği, yakınanların ekonomik ve sosyal durumlarının bu senetleri ödeyebilecek yeterlilikte olmaması nedeniyle adı geçen sanıklar tarafından tahsilatın yapılamadığı, yakınan ...'ın borcu ödeyememesi ve adı geçen sanıklar tarafından sürekli ölümle tehdit edilmesi ve korkması nedeni ile ailesinide yanına alarak Sivas'ı terk ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'ün aşamalardaki ifadelerinde yakınan ... ... tarafından izinsiz olarak alınıp satılan tanık ...'a ait olan eşyaların değerinin 10.000.TL olduğununda kabul edilmesine karşın bu bedelin çok üstünde fahiş miktarda olduğu anlaşılan toplam 75.000.TL' lik senetlerin eşyaları satan yakınan ... ... ve adı geçen tanığın yakın arkadaşı olma dışında hukuka aykırı eyleme katılmayıp sadece ikinci el eşyaların satılabilecek yerleri ... ... ve ...'e gösterip yardım eden yakınan ...'tan cebir ve tehdit ile hukuken korunabilecek olan alacak miktarının çok üzerinde ve başkasına ait olan bir alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması, 2) Sanık ... hakkında “örgüt içerisinde hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan hakkında açılan davada hüküm kurulmaması ve çıkar amaçlı suç örgütü kuran ile üye olan suçlular hakkında uygulama olanağı bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/9.maddesi ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, E- Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ...'ın borçlu sıfatı ile imzaladığı ve icradan gelen ödeme emrine de itiraz etmediği, 14.000.TL'lik senet bedelini alacaklı sıfatı ile tahsil etmek için uğraşan yakınan ...'a kısa bir süre önce tanışdığı sanık ...'ü azmettirmesi sonucu, adı geçen sanığın 2010 yılı başlarında telefonda yakınan ...'ı senedi icradan geri çekmesi ve senedi kendisine teslim etmesi için “ben seni sinkaf ederek o senedi alırım” şeklindeki sözler ile tehdit ettiği ayrıca üç ay kadar sonra yakınan ..., sanık ...'ı alacağın tahsili için aradıktan sonra sanık ...'ün yakınanı yine telefon ile arayarak “Nureddini niye arıyorsun alabiliyorsan gelip benden alacaksın tefeci” diye hukuken korunan alacağın tahsilini engellemeye çalıştığının anlaşılması karşısında; sanık ...'ün hukuken korunan bir alacağın tahsili için yapılan yasal işlemleri bertaraf etme ve malın alınmasına, alacağın yasal yoldan tahsilini engel olmak amacıyla yakınan ...'ı tehdit etme eyleminin yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, F- TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanları ve sanık ...'ın temyiz itirazları ve tebliğnamedeki görüş bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.