Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/7436 E. 2023/3628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/7436
- Karar No
- 2023/3628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesin'in 14.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, kasten yaralama suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı kararlar verildiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelemeye konu olay; sanığın olay gecesi, resmi nikahlı olarak evli olduğu mağdureyi eliyle darp etmesi, dışarı çıkması, yaklaşık 2 saat sonra tekrar eve gelmesi ve mağdureyi eliyle darp etmesi saçını çekmesi, mağdurenin telefonunu alması, kapıyı kilitleyerek dışarı çıkmasına engel olması, iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7/1 maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK. nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak; Tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay gecesi 03:30 sıralarında alkollü vaziyette eve gelerek eşi olan mağdureyi yanına çağırdığı mağdurenin hasta olan küçük çocuğuyla ilgilendiği için gidememesi üzerine, sanığın mağdureyi eliyle ve tekmeyle darp edip boğazını sıkıp "buraya seni gömerim" dediği, bir müddet sonra "hava alacağım" diyerek dışarı çıktığı, aynı gece 05:00 sıralarında tekrar eve gelerek, alkol almaya devam ettiği sırada "sen bu alkolün yarısını dökmüşsün" diyerek mağdureyi eliyle darp edip saçını çektiği, mağdurenin polisi aramak istediği sırada elinden telefonu alarak kullanmasına izin vermediği, mağdurenin bu kez dışarı çıkmak istediği sırada kapıyı kilitlediği, mağdureye "masayı toplamasını" söylediği, mağdurenin bardakta kalan alkolü lavaboya döktüğü sırada "sen benim alkolümü döküyorsun" diyerek tekrar mağdureyi darp edip saçından tutup "çık dışarı" diyerek mağdureyi evden dışarı çıkardığı, mağdurenin ise babasına ulaşarak Emniyet birimine gelip durumu bildirdiği olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cebir, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası üzerinden tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesin'in 14.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesin'in 14.04.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.