Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/8186 E. 2012/14070 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8186
- Karar No
- 2012/14070
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ankara 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2008 gün,2007/1029, 2008/238 sayılı gerekçeli kararında, iddianame, olay, savunma, yakınanın anlatımları, esas hakkındaki düşünce ile 'kanıtların, takdir ve değerlendirilmesi ile hukuksal durum ''başlığı adı altında; belirtilen oluşu katılan mağdurun, beyan ve iddiasının doğruladığını, mağdurun sanığa iftira etmesi için bir neden bulunmadığını, mevcut kanıt karşısında sanığın savunmasına itibar edilmediğini, sanığın mağdurun elindeki telefonu hırsızlamak suçunu işlediğinin belirtilmesi, hüküm kısmında da; sanığın, mağdurun elinden cep telefonunu alarak, hırsızlık suçunu işlediğinin ... görülerek 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, özellikleri ile cezanın etkinliği dikkate alınıp sanığın cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmeyerek yapılan incelemede; Sanığın, katılanın görüşmesi için uzattığı telefonu elinden çekip almak suretiyle hırsızlık suçunu işleyip mahkeme tarafından da somut olay bu şekilde kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2. fıkrasının (b) bendi ile uygulama yapıldığı halde,anılan maddedeki temel cezanın alt sınırının üç yıl olduğu gözetilmeden, iki yıl olarak belirlenmesi; sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması;karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin birinci fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden anılan fıkranın b,c,d ve e bendlerinde yazılı tedbirlere hükmedilmemesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.07.2012 tarihinde oylirliğiyle karar verildi.