Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/7848 E. 2013/24762 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/7848
- Karar No
- 2013/24762
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3, 62, 50,52. maddeleri gereğince 120 TL verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK.nun 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince sanık ... savunmanının temyiz talebinin istem gibi REDDİNE, II- Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 116/4, 31/3. maddesindeki konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gerektirdiği cezanın türü ve yukarı sınırlarına göre, aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 26.10.2005 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 15.07.2005 tarih 2587 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanıp aynı gün yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı getirilmiştir. Bir kısmı objektif bir kısmı da subjektif nitelikte bulunan bu koşullardan cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis veya adli para cezası olmasıdır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise Çocuğun daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde bu koşul aranmayabilecektir. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçları itibariyle karma özelliğe sahip olup; denetim süresi içinde hiçbir suç işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde geri bırakılan hükmü ortadan kaldıracak kamu davasının CMK’nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan bu haliyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birini oluşturur; 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile Çocuk Koruma Yasanın 23. maddesi değiştirilip çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK’nun 231. maddesi koşullarına bağlanmış ve anılan kurumda kısmi değişiklikler yapılmıştır. Ancak hemen belirtilen CMK’nun 231. maddesinin 7. fıkrasında yer verilen; “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez” şeklindeki koşul, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası’nın 23. maddesinin ilk şeklinde mevcut değildir. Başka bir ifade ile suç tarihi olan 05.07.2003 tarihine göre uygulanması gereken yasa normunda mevcut değildir. Yerel mahkeme kısa süresi hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevirip ertelese bile hükmün açıklanmasının ertelenmesine engel oluşturmayacaktır. Sanık denetim süresi içinde yeni bir suç işler veya belirlenecek denetim tedbirine uymazsa mahkeme davayı yeniden ele alıp, açıklamasını askıya aldığı ön hükmü açıklayacaktır. Açıklanan ceza, açıklanması geri bırakılan ön hükümdeki cezadan daha ağır da olamayacaktır. O halde somut olayda ertelenmiş cezayı içeren bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması da olanaklıdır. Özenle vurgulanması gereken bir diğer husus da şudur; yargılama sonunda belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına dair değerlendirme yapılması için, yargılamanın herhangi bir suresinin istemde bulunması gerekmez. Maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı yargıç tarafından her olayda kendiliğinden değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime olanak sağlayacak biçimde kararda gösterilmelidir. Bu kavramlar birlikte değerlendirildiğinde; adli sicil kaydı bulunmayan, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, (Ancak çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumu elverişli olmaması durumunda bu koşulda aranmayabilecektir.) koşullarının varlığı halinde uygulanabilecek olan Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre daha lehe hükümler içerdiği, kapsamının geniş olduğu dikkate alındığında; 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi gereğince, sanık hakkında değerlendirme gerektiği dikkate alınmadan, yerinde yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.