Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/6886 E. 2012/21991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6886
- Karar No
- 2012/21991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, İş yeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hırsızlık suçu yönünden; sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas- 2008/43 sayılı kararı gereğince; mala zarar verme suçu yönünden ise yakınanın işyeri giriş kapısında meydana gelen zararın sanık tarafından giderildiğine dair dosyada herhangi bir beyan, bilgi ya da belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanık savunmanının 19/02/2008 tarihli oturumda, sanığın psikolojik tedavi gördüğünü bildirip Kozan Devlet Hastanesi Psikiyatri bölümüne ait reçete ibraz ettiği, temyiz dilekçesinden sonra mahkemeye sunduğu 28/09/2009 tarihli dilekçesinde ise sanığın ruh ve akıl sağlığının bozuk olduğunu bildirip Diyarbakır Asker Hastanesinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Servisinden verilme 16 Temmuz 2009 tarihli raporu dilekçesine eklediğinin anlaşılması karşısında; sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCY.nın 32. maddesi gereğince işlediği suçun hukuksal sonuçlarını algılayamama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecede akıl hastalığının bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-) Dosya içerisindeki tutanaklara göre, tanık ...'ın sanıktan şüphelenmesi üzerine kolluk kuvvetlerince yakalanan sanığın üzerinde yapılan aramada suça konu bankamatik kartının ele geçirilerek yakınana iade edildiği anlaşıldığından, dosya içeriği ile örtüşmeyen biçimde soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği gerekçesi ile hırsızlık suçundan sanık hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3-) İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun gece vakti işlediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 116/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
4-) İddianamede ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşünde; sanık hakkında TCK’nın 145.maddesinin de uygulanması istendiği halde, 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-) 5271 sayılı CMK.nın 5560 sayılı Yasa ile değişik 253. ve 254. maddeleri uyarınca sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2009, 346-25 ve 6.5.2009 27-95 sayılı kararlarında belirtilen ilkeler ışığında, 5271 sayılı CMK.nın 231/6. fıkrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat gelmiş olması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşullarının arandığı; bu bağlamda yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken; yukarıda açıklanan koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirmesini de içermeyen, “takdiren” denilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden kazanılmış hakkın korunmasına, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.