Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/18186 E. 2012/9493 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/18186
- Karar No
- 2012/9493
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e, 35, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Tatvan Sulh Ceza Mahkemesinin 17/03/2004 tarihli ve 2003/168 esas, 2004/28 sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanık hakkında anılan Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair BİTLİS Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2007 tarihli ve 2006/220 esas, 2007/210 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.07.2011 gün ve 2009/8802/37343 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2011 gün ve KYB/2011/252402 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 06.10.2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Tüm dosya kapsamına göre; 1- Sanığın, yakınanın iş yerinin önündeki açık alanda bırakılmış olan tezgaha asılı giyim eşyasını çalmaya kalkıştığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanunun 142/1-e maddesine göre hüküm kurulmasında, 2- Sanığın tekerrüre esas alınan eyleminin 01/06/2005 tarihinden sonra işlenmiş olması sebebiyle, incelemeye konu suçtan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/03/2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinde yer alan "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2'nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322' nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326' ncı maddeleri uygulanır...." şeklindeki düzenleme ile, 1412 sayılı Kanun'un 305/1-1 ve 305/2. maddelerine göre ikimilyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre esas alınamayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının ikibin yeni Türk lirasının altında olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A I- Tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden yasa yararına bozma isteminin incelenmesinde; Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan ilamın hırsızlık suçundan 765 sayılı yasa uyarınca belirlenen hapsin 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca paraya çevrilmiş ceza olduğu ve kesin nitelikte bulunmadığı gibi 5237 sayılı yasanın 58 maddesi uyarınca da tekerrüre uygulamasında esas olduğunun anlaşılması karşısında, anılan yönünden yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, II-Hırsızlık suçu yönünden yasa yararına bozma isteminin incelenmesinde ise; Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile Bitlis Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2007 gün ve 2006/220- 2007/210 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309/4-d .maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık eylemi nedeniyle 5237 sayılı yasanın 141/1. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle aynı Yasanın 35/2. maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında cezasından indirim yapılarak 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62/1. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümdeki diğer hususların saklı tutulmasına, 02.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.