Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/18176 E. 2012/8134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/18176
Karar No
2012/8134
Karar Tarihi

Silâhlı gasp suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 497/2. maddesi uyarınca 20 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ANTALYA 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/1993 tarihli ve 1991/191 esas, 1993/41 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, bu kez adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149/la-c, 150/2. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 21/06/2005 tarihli ve 1991/191 esas, 1993/41 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 06.07.2011 gün ve 2011/8981/37982 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2011 gün ve KYB/2011/248494 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27.09.2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddeleri uyarınca, yeni kanununun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanuni ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hakimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik getirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerlik bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanunu'na özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinden, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği, suçun işlendiği 1991 yılı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin uygulama alanının bulunmadığı gözetilmeden karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; Hükümlü ve diğer hükümlü Rıza Faruk Köylüoğlu’nun yanlarında yakalanamayan üçüncü bir kişi olduğu halde, 13.08.1991 günü saat 16:00 sıralarında yakınanın taksisine müşteri olarak bindikleri, bir yerlere gitmek istedikleri ve en son saat 19:00 sıralarında, geri döndükleri sırada arkada oturan sanığın, yakınanın saçını tutarak sırtına bıçak dayadığı, soygundur diyerek üstündeki 74.000 lira, kol saati ve alyansını aldıkları, daha sonra direksiyona sanığın geçtiği, yakınanı ise arkada oturan iki sanığın aralarına aldığı, bu şekilde ilerlerken kollukça yolun kesildiğini gören yakınanın kendisini ön cama doğru atarak, yardım istediği, aracın kontak anahtarını çekerek aldığı, bankete çarparak aracın durduğu, sanıkların kaçtıkları ancak diğer hükümlü ... ’nun yakalandığı ... görülerek, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yağma suçu yönünden Dairemizce onanarak kesinleşen 3.3.1993 gün ve 1991/191-1993/41 sayılı kararıyla 765 sayılı TCY.nın 497/2, 31, maddeleri gereğince 20 yıl ağır hapis cezasıyla hükümlendirildiği; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun uyarlanması istendiğinde 21.6.2005 gün 191-41 sayılı ek kararla; eylemin 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-c, 150/2, 53. maddelerine göre 5 yıl hapis cezasına dosya üzerinde yapılan incelemeyle karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesine, 2- 5252 9/3.maddesine göre lehe olan hükmün önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması sonucu belirleneceği kazanılmış hakkın suçun nitelendirilmesinin yapılmasında ve sanıklar hakkında uygulanan yasa maddeleri yönünden olmayıp 3.3.1993 gün ve 1991/191-1993/41 sayılı ilk hükümdeki 20 yıl ağır hapsin ceza süresi bakımından söz konusu olduğundan yukarıda anlatılan somut olayda eylemin yağma suçu yanında 5237 sayılı TCY’nın 109/2,109/3-a-b,53.maddelerine uyan özgürlüğü kısıtlama suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, 3- 5237 sayılı TCY.nın 150. maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki "hafif" veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulu bulunmadığı halde, 150.maddenin 2. fıkrasına sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre bu nedenlerle yerinde görüldüğünden; kabulü ile yağma suçundan hükümlü ... hakkında Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1.6.2005 günü yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın lehe hükümlerinin uygulanması istemi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilip kesinleşen 21.6.2005 gün ve 1991/191-1993/41 sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, Mahkemece hükümlünün eylemine uygulanan 765 sayılı TCK.nun 497/2, 31, 33. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 149/1-a-c, 53, 109/2, 109/-3-a-b,53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın, alt ve üst sınırları ile anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, 5237 sayılı Yasa hükümlerinin, Mahkemesince infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek yerinde değerlendirilmesine, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/18176, K. 2012/8134, T. 19.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-18176-e-2012-8134-k-fadf46123528