Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/15884 E. 2013/24464 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/15884
Karar No
2013/24464
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)-Oluşa ve dosya kapsamına göre, yakınanın işyerinden masa üzerinde duran cep telefonunu çaldıktan sonra, eylemini gören tanık ...'in ifadesi doğrultusunda yakalanan sanığın, suça konu telefonu saklaması için tanık ...'a verdiğini söyleyip, yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında koşulları oluştuğu halde, 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesiyle uygulama yapılmaması, 2) -TCK'nın 50 ve 51. maddesi cezanın şahsileştirmesini öngören normlar olup, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanması kurumu ise doğurduğu sonuçlar itibariyle karma özelliğe sahiptir. A)-Suça ilişkin koşullar; a)- Yargılama sonunda mahkumiyet hükmü tesis edilmesi ve 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası, b)-Suçun Anayasa'nın 174. maddesinde güvenceye alınan suçlardan bulunmaması, B) -Sanığa ilişkin koşullar; a)- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, b)- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen önceki hale getirme veya tamamen giderme, c)-Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine ulaşılması gerekmektedir. Anılan bu koşulların bulunması ve hükümden sonra yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa değişikliğine göre de sanığın kabulü halinde hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir. Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi koşulları ve sonuçları aynı olmadığı bu nedenle önce 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulama koşulları bulunup bulunmadığı değerlendirilip olumsuz sonuca ulaşılması halinde cezanın kişileştirilmesine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddeleri yönünden takdir ve değerlendirme denetime olanak verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçelerde gösterilmelidir. Hal böyle olunca; Adli sicil kaydına göre herhangi bir mahkumiyet kararı olmayan, bekar ve lise mezunu olan, çobanlık ve muavinlik gibi geçici işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalıştığını beyan eden, yüklenen suç dışında dosyaya yansıyan başkaca bir olumsuzluğu bulunmayan ve izlenemeyen sanık hakkında; "Geçmişteki hali, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla bir daha suç işlemeyeceği yolunda kanaat sonucunda 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi ile uygulama yapılmasına" karar verilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınarak; yasa normunun objektif ve subjektif kriterleri ile uygulama yapılması gerekirken, yakalandığında çaldığı suça konu telefonu saklaması için verdiği kişiyi söyleyip yakınana iadesini sağlayan sanığın eylemi yönünden zararının ne olduğu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklanmadan, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar dikkate alınmadan sadece yakınanın zararının karşılanmamasına dayanılarak yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesinin (a-b-d-e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-)Ertelenen hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/15884, K. 2013/24464, T. 03.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-15884-e-2013-24464-k-1a498f504ec0