Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/12808 E. 2013/23791 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/12808
- Karar No
- 2013/23791
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde, sanığın hukuki yararları bulunmadığından, bu konudaki isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanığın hazırlık aşamasında yakalandığında, “... vatandaşı olduğunu, oturma izin belgesini kaybettiğini” söylediği; dosya içinde bulunan seri: A No:... ikamet tezkeresinde; doğum yerinin Özbekistan olup, doğum tarihinin 22.08.1989, adının; ..., soyadının ..., ana adının ..., baba adının Ildar olarak belirtildiği; 06.04.2008 günlü sorgu zaptında da sanığın kimlik tespitinde, isminin Ildar ve ... oğlu, 1989 doğumlu, ... vatandaşı olarak ... olarak gösterildiği halde, yabancılara özgü ikamet tezkeresinde adının ... ... olduğu biçiminde zapta yazıldığı; yargılama aşamasında bu kez 18.04.2008 tarihli İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce çekilen faks teyidi biçimindeki evrakın içeriğinde, Özbekistan İnterpolünden alına cevabi yazıda Ildar ve Rima oğlu, 22.08.1989 doğumlu Özbekistan doğumlu, ... isimli şahsın ülkelerinde kayıtlı olmadığı ve suç kayıtlarına rastlanılmadığı; Rusya İnterpolünden alınan 24.12.2006 tarihli cevabi yazıda,60 NO 2875292 seri nolu pasaportun, 25.01.2005 tarihinde .../Rusya polisince 22.08.1989 doğumlu, Rifat Ildaroviç Bayrashev isimli şahsa tanzim edildiği, söz konusu kişinin suç kaydının olmadığının belirtildiği; dosya içinde bulunan ... ile ... adına çıkarılan ayrı adli sicil kayıtlarının olduğu, sanığın savunmasının alındığı 07.05.2008 günlü oturumda kimlik tespitinin,Ildar ve ...'dan olma, 1989 Özbekistan doğumlu ... olarak yapılıp, 06.06.2008 günlü oturumda soy isminin ... olduğunu ifade etmesi karşısında; sanığın açık kimliğinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekirken, belirlenmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 191.maddesine aykırı davranılması,
2-Kabule göre de;
a)İşyeri dokunulmazlığını bozma suçu açısından; gece vakti, yakınanın işyerinin penceresini zorlamak suretiyle hırsızlık yapmaya kalkışan sanığın eyleminde, 5237 sayılı TCK'nın 116/2-4.maddesinde tanımlanan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden “müstakil bir zarar” yaratılmadığı, işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan uygulama yapılırken, hükmün gerekçe kısmında “Sanığın yakınanın zararını karşılamaması, sanığın işlediği suçtan pişmanlık duyduğunu gösterir davranış sergilememiş olması, cezanın sosyal ve uyarma amacı dikkate alınarak CMK.nın 231/5.maddesinin sanık lehine tatbiki cihedine gidilmemiş'' denmek suretiyle somut olay ile örtüşmeyen ve “takdire” dayanılırken de 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanık yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle, 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14.madde ve fıkralarının uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Hırsızlık suçu açısından;
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca, hükmolunan ceza miktarının iki yıl hapis cezasını veya adlî para cezasını içermesi ve işlenen suçun da inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması durumunda, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlardaki istisnalar dışında kalan diğer suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin olanaklı olduğu, anılan maddedeki kararın verilebilmesi için aranan 6. fıkranın (c) bendindeki zararın giderilmesi koşulunun ise, yalnızca zarar suçları bakımından uygulama yeteneğinin bulunduğu, somut olayda, gece vakti, yakınanın işyerinin penceresini zorlamak suretiyle hırsızlık yapmaya kalkışan, fark edilmesi üzerine bir şey çalamadan yakalanan, çalınan bir eşyasının olmadığını, pencerede zorlamaya dayanan hasarın oluştuğunu söyleyen yakınanın beyanı karşısında, meydana geldiği iddia edilen zarar hırsızlık suçuna yönelik olmadığından, sabıkası bulunmayan sanıkça karşılanacak herhangi bir zararın bulunmayıp, yakınana yönelik iade edilecek bir eşyanın da olmaması dikkate alındığında, yukarıda belirtildiği gibi ''Sanığın yakınanın zararını karşılamaması, sanığın işlediği suçtan pişmanlık duyduğunu gösterir davranış sergilememiş olması, cezanın sosyal ve uyarma amacı dikkate alınarak, CMK. 231/5.maddesinin sanık lehine tatbiki cihedine gidilmemiş” denilerek, somut olay ile örtüşmeyecek biçimde, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde yer alan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinde, sanık yönünden yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
c)Sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143.maddelerine göre belirlenen 2 yıl 2 ay 12 gün hapis cezası üzerinden, aynı Yasanın 35.maddesiyle 3 /4 oranında indirim yapılırken 6 ay 18 gün hapis cezası yerine, 6 ay 6 gün olarak eksik biçimde ceza tayin edilmesi;
d)Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...'nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.