Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/12614 E. 2013/21960 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/12614
- Karar No
- 2013/21960
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanıkların, mağdura ait evin kapısına zarar verip içeri girmek suretiyle hırsızlık suçuna kalkışmaları biçimindeki eylemlerinde; 5237 sayılı TCK'nın 116/1,119/1-c maddelerini ihlal eden sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden,5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşmanın uygulama olanağı bulunmadığından, tebliğnamede bu yöndeki bozma istemli düşünce benimsenmemiştir. Birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Yasanın 119/1-c maddesinin uygulanmaması; sanık ...'ın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması; karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderlerine ilişkin'' 10.95 YTL'nin sanık ...'den, takdiren 10,95 YTL'nin sanık ...'dan alınmasına'' cümlesinin çıkarılarak; TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi ile yargılama giderlerine ilişkin olarak da, “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; Sanık ...'ın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6- 7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların savunmanlarının 01.3.2007 tarihli oturumda zararı gidermek istediklerini ifade edip, sanık ...'ın 05.02.2008 günlü oturumda ''asıl ev sahibinin yurt dışında olması nedeni zararı karşılayamadıklarını" belirtmesi karşısında; usulüne uygun biçimde zararın miktarı tespit edilerek, zararı giderilmesinin sağlanması için ödeme yeri belirlenip, uygun süre verildikten sonra sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 168.maddesinin değerlendirilmesi gerekirken, yasal şartlar oluşmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle anılan maddenin uygulanmamasına karar verilmesi, 2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmalarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.