Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/10072 E. 2013/19217 K. – Hırsızlık,mala

Konu: Hırsızlık,mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10072
Karar No
2013/19217
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık,mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık,Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;

Sanığın yakınanın iş yerine pencere korkuluklarını kırarak girdiği, masanın çekmecesinden aldığı anahtarla kasayı açıp silah ile senetleri bulduğu, silahı alıp götürdüğü, senetleri ise yırttığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden çok kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c.maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Kasten işlemiş olduğu suçlar için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına ve 130 TL savunman ücretinin sanıklardan tahsiline” ilişkin bölümlerin çıkartılarak, yerlerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına”cümleleri eklenmek suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2-Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanıkların yakınanın iş yerinin pencere korkuluklarını kırarak içeriye diğer sanık ...'ı girdirdikleri, sanık ...'in masanın çekmecesinden aldığı anahtarla kasayı açıp silah ile senetleri bulduğu, silahı alıp götürdüğü, senetleri ise yırttığı, sanıkların bu sırada dışarıyı gözetleyerek eylemin tamamlanmasını beklediklerinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

2-Sanıkların suç işlemeye birlikte karar vererek suçun kanuni tanımında yer alan fiili beraber gerçekleştirdikleri anlaşılması karşısında; haklarında yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesinin uygulanması,

3-İddianamede hırsızlık suçu anlatılırken iş yerine girildiğinden söz edilmesi bu konuda dava açıldığını göstermeyeceğinden, sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozma suçundan açılmış dava bulunmadığı halde, ek savunmayla yetinilerek bu suçtan da hükümlülüğüne karar verilmesi,

4-İş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden çok kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c.maddesinin uygulanmaması,

5-Sanıklar ve savunmanlarının yakınanın tespit edilen zararını ödemeye hazır olduklarını belirttikleri, suç nedeniyle oluşan zararın ne olduğu gösterilip açıklanmadan yakınanın zararını giderme olanağı tanınıp, sonuçları belirtilmeden “zararın karşılanmadığı” gerekçesiyle 5271 sayılı TCK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/10072, K. 2013/19217, T. 08.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-10072-e-2013-19217-k-b7c8f378bc6a