Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/9732 E. 2013/6063 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9732
- Karar No
- 2013/6063
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- Sanığın, şeker imalathanesi olarak kullanılan yakınanın işyerine gece saat 01:00 civarında girip 4 çuval şekeri çaldığı, ertesi gün bunları bir markete satmak için gittiğinde ise tanık ...’nın daha önceden benzer eylemlerini bildiği sanığı görüp, bunların kendi dükkanından 4-5 ay önce çalınan şekerler olduğunu düşünerek sanık ile tartıştığı, polisin gelmesi üzerine sanık ...’in şekerleri ...’nın dükkanından çalmadığını ancak yakınan ...’in dükkanından çaldığını söyleyerek polislere çaldığı işyerini gösterdiği, o ana kadar hırsızlıktan haberi olmayan yakınan ...’in, kolluk görevlileri ve sanığın gelmesi üzerine çuvallarını sayarak hırsızlık olayını doğruladığı ve çalınan şekerlerin henüz müracaatı olmayan yakınana sanığın yer göstermesi ile eksiksiz olarak iade edildiği olayda sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesinin uygulanma olanağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas olabilecek nitelikteki ilamlar celp edilmiş ise de bunlardan hangisinin tekerrüre esas olduğu belirtilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fikrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fikrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fikrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.