Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/10024 E. 2013/5611 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10024
Karar No
2013/5611
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Yakınan ...'in olaydan hemen sonra polise başvurarak verdiği ifadede “saat 18.10 sıralarında çalışmış olduğu markette bulunduğu sırada, yeşil renkli tempra marka bir araçtan iki kişinin indiğini, içlerinden birisinin marketin önünde bulunan şeker çuvalını aracın içine koyduğunu, olayı fark ederek bu kişilerin yanına gittiğinde şahısların olayı inkar ettiklerini, şeker çuvalını aracın içerisinde görünce ön koltuğa bindiğini, şahısların aracı çalıştırarak hareket ettirdiklerini, yaklaşık üç yüz metre gittikten sonra, araç sürücüsünün kendisine belinde bulunan silahı göstermesi nedeniyle korkarak seyir halinde bulunan araçtan atladığını ve yaralandığını söylediği; yakınanın olaydan sonra 02.02.2006 tarihinde 4 kişi arasından sanık ...'ı canlı olarak sanık ...'ı ise fotoğraftan teşhis ettiği; adı geçen yakınan Cumhuriyet Başsavcılığı'nda vermiş olduğu ifadede benzer mahiyette beyanda bulunduğu kovuşturma aşamasında mahkemede “... arabaya binmek istediği sırada sanık ...'ın elini beline attığını, tabanca çıkaracağını düşünerek, hareket halindeki arabanın kapısını bıraktığını ve düşerek yaralandığını ...” söylediği, oluşa, dosya içeriğine ve toplanan kanıtlara göre, sanıkların sübut bulan yağma suçundan

mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, daha önce tanımadığı ve sanıklara iftira atması için neden bulunmayan yakınanın sonradan sanıkları kurtarmaya yönelik değiştirdiği ifadesi esas alınıp kanıtların takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c),(d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar, anılan maddenin 3. fıkrasında yazılı “Kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

3-TC. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanların ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakklarının korunmasına, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/10024, K. 2013/5611, T. 21.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-10024-e-2013-5611-k-7aa0713e68f1