Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/14192 E. 2013/7018 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/14192
- Karar No
- 2013/7018
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-17.10.2006 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 07.10.2006 olarak yazılması,
2-Olay günü sanık ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde bulunan sanıklar ... ve ...'ın yakınan ...'nu cadde üzerinde görmeleri üzerine yanına yaklaşarak motosikletten indikleri sanıklar ... ve ...'ın daha önceden aralarında husumet konusu olan meseleyi konuşmaya başladıkları sırada büyüyen kavga neticesi yakınanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak elinde bulunan cep telefonunu aldıkları, kaçmak isteyen yakınanın bir anlık hareketle orada bulunan sanıkların kullanmış olduğu motor üzerindeki anahtarı alıp yan taraftaki markete sığınması üzerine sanıklar... ve ...'ın takibi neticesi market içerisinde yakınanda bulunan ve sanıkların kullanmış olduğu motosiklete ait anahtarı istemeleri, olumsuz yanıt üzerine tanık anlatımlarınca da doğrulandığı üzere sanık ...'ın beraberindeki silahı yakınana doğrultarak “öldürürüm seni” diyerek tehdit ettikten sonra tekrar dövmeye başlamaları, sanıkların almış olduğu anahtar ile sanık ...'ın kullanmış olduğu motosiklet ile olay yerinden kaçmaları biçiminde gelişen ve mahkemecede oluşa uygun olarak kabul edilen somut olayda; Yağma eyleminin sanıkların yakınana ait cep telefonunu cebir yoluyla almalarıyla tamamlandığı, bu zaman aralığından sonra sanıklar ... ve ...'ın kendilerinin kullanmış olduğu motorun anahtarını takip neticesi iş yerinde yakaladıkları yakınandan silah ile tehdit ederek geri almaları eylemlerinin yağma suçunun ağırlaştırıcı nedenleri arasında değerlendirilemeyeceği, söz konusu silahla tehdit ve yaralama eylemleri hakkında düzenlenecek iddianame ile hüküm kurulması yerine, yağma eyleminin tamamlanmasından sonra kendi içlerinde ayrı ayrı suçları oluşturan eylemler nedeniyle sanıklar hakkında yağma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin (a) bendi ile de uygulama yapılması,
3- Diğer sanıklar ... ve ...'ın gerçekleştirmiş olduğu yağma eylemi sırasında olay yerinde bulunan ve sanıkları motosikletle olay yerinden kaçıran sanık ...'ın birlikte bulunmanın vermiş olduğu caydırıcılık etkisi ile karşı koyma direncini zorlaştırdığının anlaşılması karşısında hakkında 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi yerine aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
4-Sanık ... hakkında kurulan hükümde TCK'nın 168/3. maddesinin 39/1. maddeden önce uygulanması suretiyle TCK'nın 61/5. maddesine aykırı davranılması,
5-TC. Anayasa'sının 90.maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekilllerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Essaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8.maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanların ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin ... Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklar ... ve ...'tan alınmasına hükmedilmesi,
6- Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 03.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.