Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/7876 E. 2013/5894 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7876
- Karar No
- 2013/5894
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın adli sicil kaydında bulunan, Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilmiş 2004/412-2005/1306 sayılı 20.10.2005 tarihinde kesinleşmiş tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-İncelenen dosya kapsamına göre sanığın olay tarihinde yakınanların hastanede kaldıkları odaya girdiği, her iki yakınanın eşyalarını karıştırdığı sırada yakınan ...'ın yatağına döndüğünde sanığı gördüğü, ancak hasta olarak bevliye servisinde yatmakta olan yakınan ...'ın sanığa müdahalede bulunduğu ve durumu hemşireye bildirip sanığı güvenlik görevlilerine teslim ettiği anlaşılmakla, öncelikle yakınanların olay tarihinde malını koruyup koruyamayacak durumda olup olmadıkları doktor raporuyla saptanmadan eksik kovuşturma ile 5237 sayılı Yasanın 142/2-a maddesi gereğince uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
2-5237 sayılı Yasanın 142/2-a maddesine göre temel ceza, en alt düzeyde belirlenmesine rağmen suçun gece işlenmesinden dolayı 143/1. maddesinin uygulanması sırasında cezanın (1/3) olarak en üst oranda artırılması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
3-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.