Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/7004 E. 2013/7915 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7004
- Karar No
- 2013/7915
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi(Kapatılan Kartal 1.Çocuk Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve Yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCY'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 493/1-son maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü gece vakti saat 04.00 sıralarında, soruşturması ayrılan üçüncü fail ile birlikte hareket ederek, yakınanın işyerinin sağlam ve dayanıklı vasıftaki demir korkuluklarını kesip, içeri giren ve 2.000 Türk Lirası değerinde 11 adet halı çalan sanıkların eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143/1. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu dikkate alınıp bu konuda bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Çaldıkları halıları aynı gün saat 05.50 sıralarında başka bir mahalde, bir arkadaşlarının evinin önüne taşırken görülüp, durumun kolluk birimine ihbar edilmesi üzerine, gelen polislerce yakalanan sanıkların, halıları o aşamaya kadar polise başvurusu bulunmayan yakınana ait dükkandan çaldıklarını söylemek suretiyle iadeyi sağladıkları ve bu şekilde etkin pişmanlık iradesi gösterdikleri gözetilerek, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanıklar yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, 4- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522/1 (pek aşırı), 523/1, 55/3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1, 143/1, 168/1, 31/3, 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları bakımında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 24. maddesinde tanımlanan “uzlaşma” hükmü gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yerinde yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 5- Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi uyarınca, sosyal inceleme yaptırılıp raporlarının aldırılmaması ya da aynı Yasa'nın 3. fıkrası uyarınca sosyal inceleme raporları aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi, 6- 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 08.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.