Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2014/22027 E. 2016/263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2014/22027
Karar No
2016/263
Karar Tarihi

Tebliğname No : 6 - 2013/254257 MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 17/05/2013 NUMARASI : 2013/31 (E) ve 2013/342 (K) SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa ile eklenen 5320 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi uyarınca hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 1412 sayılı Yasa'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- a) Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları nedeniyle yapılan incelemede; Hüküm tarihine kadar yapılan ve sanıkların paylarına düşen yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğu halde suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte tahsili gereken yargılama giderinin terkin edilmesi gereken tutardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, b) Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, karşılanması gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır. Ancak; zararın faillerden bir ya da birkaçı tarafından kısmen giderilmesi halinde, henüz geri kalan zararı giderme olanağı bulunan diğer failler yönünden, zarar tam olarak giderilmediği halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanaklı olmadığından, suça sürüklenen çocuk tarafından üç şişe parfümün iade edilmesi nedeniyle diğer suça sürüklenen çocuklar yönünden de TCK'nın 168. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tebliğname düşüncesine katılınmamış, hükmün kesinleştiği tarihte tahsili gereken yargılama giderinin terkin edilmesi gereken tutardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK'nın 142/1-b, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 2'şer yıl 4'er ay hapis cezalarında, aynı Yasa'nın 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca yapılan indirimler sonucu 1'er yıl 3'er ay 16'şar gün yerine 1'er yıl 4'er ay 3'er gün hapis olarak fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar hakkında, TCK'nın 142/1-b, 143. maddeleri uyarınca hükmolunan 2'şer yıl 4'er ay hapis cezalarında, aynı Yasa'nın 31/3.maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak sanıkların 1'er yıl 6'şar ay 20'şer gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile sonuç hapis cezalarının 1'er yıl 3'er ay 16'şar gün olarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin terkin edilmesi gereken tutardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Ancak; a) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurup, onbeş yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 31. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işyeri dokunulmazlığını bozma fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman doktor raporu alınıp sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden düzenlenen rapora dayanılarak eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, b) 14.12.2012 tarihli tutanaktan, çalınan parfümlerden üç adedinin, suça sürüklenen çocuk . tarafından kendi rızası ile kolluk görevlilerine teslim edildiği ve bu şekilde katılana iadesinin sağlandığı anlaşılmakla, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmasına rıza gösterip göstermediği katılandan sorularak, sonucuna göre suça sürüklenen çocuk yönünden 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/22027, K. 2016/263, T. 13.01.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2014-22027-e-2016-263-k-2fbdfac8f1cc