Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/6790 E. 2013/9082 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/6790
Karar No
2013/9082
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı dikkate alındığında, 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman dilimi içerisinde yakınanın müdürlüğünü yaptığı okula demir korkuluklarını keserek girilmek suretiyle işlenmiş olması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b,143. maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan Yasanın 152/1-a maddesindeki mala zarar verme suçu ile 116/2-4, 119/1-c maddesinde belitilen iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından; 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 25. maddesine göre çocuk yargılamalarında Cumhuriyet savcısının duruşmalara katılmayacağı gözetilmeden Cumhuriyet savcısı katılımıyla duruşmalara devam edilmesi de giderilme olanağı bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, Sanıklar ... ve ... hakkında, iki hafta önce aynı yerden gerçekleşen hırsızlık eylemleri ile ilgili olarak Çorlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/314 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamaları ile ilgili birleştirme hususu değerlendirilmemiş ise de; UYAP üzerinden yapılan sorguda Çorlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/314 Esas sayılı dosyasının, adı geçenler hakkında hırsızlık, kamu malına zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından 05.04.2012 tarihinde düşme kararı verilerek sonuçlandırıldığı, anılan kararın temyiz edilmeksizin 08.09.2012 günü kesinleştiği, bu bağlamda artık dosyaların birleştirilmesi mümkün olmadığı gibi diğer yargılamanın düşme kararı ile sonuçlanması sebebi ile karşı temyiz olmadığı da gözönüne alındığında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı kalmadığından, tebliğnamedeki zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilebilmesi amacıyla her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi için bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanıklar ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesiyle yapılan uygulamada hesap hatası sonucu hapis cezasının 7 ay 6 gün yerine, 7 ay 17 gün ve bunun sonucu olarak da günlüğü 20 TL'den yapılan çevirmede para cezasının 4320 TL yerine, 4540 TL olarak belirlenmesi suretiyle sonuçta fazla cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında hüküm fıkrasından 62.maddenin uygulanmasına ilişkin bölümdeki, “7 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmaları” ifadesi yerine, "7 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmaları" ve adli para cezasına çevrilme ile ilgili bölümdeki, "7 ay 17 gün hapis cezalarının 4540 TL adli para cezasına çevrilmesine" ifadesi yerine, "7 ay 6 gün hapis cezalarının 4320 TL adli para cezasına çevrilmesine" yazılmak suretiyle, eleştiri dışındaki diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/6790, K. 2013/9082, T. 25.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-6790-e-2013-9082-k-bf8f30f63fc0