Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5684 E. 2013/1953 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5684
Karar No
2013/1953
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2 ve TCK'nın 58/7. maddeleri gereğince en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiğinden, sanığın adli sicil kaydında yer alan Sivas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/437- 2002/414 esas-karar sayılı 5 yıl 14 ay 20 gün hapis cezasını içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan, sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla, CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık ... Çakır hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı TCY'nın 142/1-b, 31/3; 116/1, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddelerindeki suçlar için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen, 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, hüküm tarihi olan 04.04.2007 tarihinden inceleme tarihine göre geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Çakır savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

III-Sanık ... hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;

1-) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan, 5271 sayılı Yasanın 170. maddesine göre yöntemince açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde, ek savunma hakkı ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,

2-) Sanığa yüklenen konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının, 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, mahkemece yakınanın uzlaşma hususundaki beyanının tespiti amacıyla davetiye tebliğ edildiği ancak davetiyenin gerekli ihtaratı içermediğinin anlaşılmış olması karşısında, anılan suçlar yönünden yakınan ve sanığa usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/5684, K. 2013/1953, T. 12.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-5684-e-2013-1953-k-e26ca5bd8e6e