Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/5236 E. 2013/2757 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/5236
Karar No
2013/2757
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınanın aşamalarda değişmeyen beyanları ve yakalama tutanağı içeriğine göre; sanıkların hırsızlık eylemini saat 20.45 sıralarında işlediklerinin anlaşıldığı, suç tarihinde güneşin saat 19.34'de battığı yaz saati uygulaması nedeniyle gece sayılan zaman diliminin 21.34'den itibaren başlayacağının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi tanımlamasında gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesiyle artırım yapılması, 2-Sanık ... hakkında kurulan hükümde; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir.’’denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, 3-Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 4-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; sanık ...'nin adli sicil kaydında yer alan ilamlar getirtilerek silinme koşulları araştırılıp sonucuna göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas 2009/13 karar sayılı kararı da göz önüne alınarak 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/5236, K. 2013/2757, T. 20.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-5236-e-2013-2757-k-60ef6feec240