Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3979 E. 2013/5302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3979
- Karar No
- 2013/5302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, tehdit, kasten yaralama, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında, “tekrar suç işlemeyecekleri yönünde kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle 5231 sayılı Yasanın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı, anlaşılmakla yapılan incelemede, I-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde: Yakınan ...’ın, 12.07.2007 tarihli oturumda, sanık ... hakkındaki davaya yönelik olarak da katılma talebinde bulunduğu ancak bu isteğinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla; CMK’nın 237/2. maddesine göre, yakınan ...’ın sanık ... hakkındaki davaya katılma talebinin kabulü ile yapılan incelemede; Hüküm kısmının “A-a” bölümünde, katılan ...’ın isminin, ... olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 4667 sayılı Yasa ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca, kendini avukat ile temsil ettiren katılan lehine, mahkum olan sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi, 2-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm kısmından “yargılama giderinin müteselsilen tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” ve “kendini vekil ile temsil ettiren katılan ... lehine mahkum olan sanıklardan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2007 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1000 TL. vekalet ücretinin eşit bir şekilde alınarak katılana verilmesine,” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafindan işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 106/2-a ve 43/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Yasanın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay hapis cezası verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 2-) Sanık hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin uygulanmaması, 3-) Denetime olanak sağlanması bakımından sanığın adli sicil kaydındaki ilamın onaylı örneği dosyaya getirtilerek sonucuna göre; 5237 sayılı yasanın 58/6-7. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile katılan ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.