Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/30820 E. 2013/18403 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/30820
- Karar No
- 2013/18403
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları ile sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde Sanıklar olaydan sonra yakalandığında üzerlerinde çalınan eşyaların çok az bir kısmının ele geçtiği, yakınanın zararının ise 1.500 TL olduğunu beyan ettiği, bu hususun sanıklara usulünce okunan iddianamede de belirtildiği ancak miktarı belli olmasına rağmen bu zararın giderilmediği gibi suçu ve sorumluluğunu inkar eden sanıkların yargılamanın hiçbir aşamasında zararı tazmin edeceği yönünde bir irade ortaya koymadığının anlaşılması karşısında; 5271 sayılı Yasanın CMK 231. maddesinin zarar gidermeye yönelik koşulunun somut olayda bulunmadığı gözönüne alındığında tebliğnamede bu yönden ... hakkında bozma isteyen düşünce benimsenmeyip, açıklanan nedenle sanık ... hakkında yukarıda belirtilen suçlar ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede ; Tanık ...’nın apartmana girdiği sırada sanıkları dışarı çıkarken gördüğü, durumdan şüphelenip üst katta oturan yakınanın dairesinin kapısını kontrol ettiğinde kapının zorlandığını anlayıp tekrar dışarı çıkarak çevrede yaptığı araştırma sonucu sanıkları yakaladığı, bu bağlamda kesintisiz takibin bulunmadığı olayda koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Yasanın 35.maddesi ile uygulama yapılarak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmedilmesi Sanık ... yönünden konut dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği halde hakkında 5237 sayılı yasanın 116/1.maddesi ile saptanan temel cezanın anılan yasanın 119/1-c maddesi ile arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine“Sanıkların,TCK’nun 53.maddesinin 2.fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1.fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Konut dokunulmazlığını ihlal suçunu birden fazla kişi ile birlikte işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 116/1.maddesi ile saptanan temel cezanın anılan yasanın 119/1-c maddesi ile arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi 2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 3-Sanığın konuta girmesinin konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden “müstakil bir zarar” yaratmadığı hususu da gözönüne alındığında Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği yasanın öngördüğü objektif ve subjektif koşullar takdir edilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.