Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3038 E. 2013/1364 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/3038
Karar No
2013/1364
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Sanığın cezasından suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin TCK’nın 143. maddesi yerine 168. maddesi olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata kabul edilmiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesinin 3.fıkrasına göre, cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında hükmedilen deneme süresinin mahkum olduğu 1 yıl 11 ay 10 gün ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Sanığın 1 yıl süre ile denetim altında tutulmasına”, “yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınarak hazineye irad kaydına” ve ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine “5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi gereğince sanığın 1 yıl 11 ay 10 gün süre ile denetime tabi tutulmasına”, “Sanıklara sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı yükletilmesine” ve ‘‘Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanığın cezasından suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin TCK’nın 143. maddesi yerine 168. maddesi olarak gösterilmesi, 2-) 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinin 3. fıkrasına göre, cezasının ertelenmesine karar verilen sanık hakkında hükmedilen deneme süresinin mahkum olduğu 1 yıl 11 ay 10 gün ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/3038, K. 2013/1364, T. 04.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-3038-e-2013-1364-k-0a6d8024e955