Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/28496 E. 2013/23395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/28496
- Karar No
- 2013/23395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Hırsızlığa teşebbüs, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, Resmi belgede sahtecilik, Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesi kapsamına göre sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik aleyhe olmamak üzere, sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan verilen beraat, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanık ... savunmanının temyiz itirazının sanık ...'e yönelik mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek, anılan suçlarla sınırlı olarak yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme, yakınan ...'a yönelik hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, yakınan ...'e yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma, 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık; sanık ... hakkında yakınanlar ..., ... ve ...'e yönelik hırsızlık, yakınan ...'a yönelik hırsızlığa teşebbüs, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Sanık ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüş; sanık ...'ün yakınanlar ..., ..., ..., ...'e, sanık ...'un yakınan ...'a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını birden fazla kişi tarafından birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında 5237 sayılı TCY'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması, adli sicil kaydında hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında TCY'nin 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında sahte sürücü belgesi kullanma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; Sanık ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıktan ele geçirilen, sahte sürücü belgesinin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden sahte sürücü belgesinin müsaderesine ilişkin kısım çıkarılarak, “sahte sürücü belgesinin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında sahte plaka, sigorta poliçesi, motorlu araç trafik belgesi ve motorlu araç tescil belgesi kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan, sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelemesine gelince; 5237 sayılı TCY’nın 73/5. maddesine göre, takibi şikayete bağlı suçlarda sanıklardan biri hakkındaki vazgeçmenin diğer sanıklara da sirayet edeceğinin hüküm altına alındığı, yakınan ...'ün 02.07.2007 tarihinde sanık ...'ten şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve şikayetin bölünmezliği kuralı gereğince, vazgeçmenin sanık ...'u da kapsadığının anlaşılması karşısında sanık ... hakkında yakınan ...'e yönelik mala zarar verme suçundan şikayetten vazgeçme nedeni ile davanın düşmesi yerine beraat kararı verilmesi sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sahte plaka, sigorta poliçesi, motorlu araç trafik belgesi ve motorlu araç tescil belgesi kullanma suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...'ün, aynı araç için 34 UC 6691 sayılı sahte plaka ile bu plakaya göre düzenlenmiş motorlu araç trafik ve tescil belgeleri ile sigorta poliçesi kullanmaktan ibaret eylemi nedeniyle, anılan belgelerin farklı tarihlerde düzenledikleri saptanamadığına göre; eylemin 5237 sayılı TCY'nın 204/1. maddesindeki tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, aynı araca ait birden fazla sahte belge düzenlenip kullanılmış olması olgusunun 5237 sayılı TCY'nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği ve 5237 sayılı TCY'nın 204/1. maddesi gereğince tek suçtan ceza tayini gerekeceği gözetilmeden, ayrı hükümler kurularak fazla ceza tayini, 2-Sanık ...'ün işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, kardeşi Zafer Türk'e ait kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması karşısında eyleminin TCY'nın 268. maddesinde yazılı başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hükümlülüğü yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi, 3-Yakınan ...'e yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçunda sanık ...'un 5237 sayılı TCY'nın 37/1. maddesine göre fiili birlikte gerçekleştiren kişi konumunda bulunması nedeniyle sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi, 4-Sanık ...'ten ele geçirilen, sahte plaka, trafik tescil belgesi, trafik belgesi, sigorta poliçesinin hüküm kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine hükmolunması, 5-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi