Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/28228 E. 2013/18028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/28228
Karar No
2013/18028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü, miktarı ve karar tarihine göre, 1412 sayılı CMUK'nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, sanık ... ve savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 2-Sanık ...'ın işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde; Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun gece vakti ve birden çok kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/4. ve 119/1-c maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz bulunmadığından; aynı Yasanın 116/2. maddesinde öngörülen cezanın hapis cezasından ibaret olması karşısında; öncelikle temel cezanın hapis cezası olarak tayin edilmesinden sonra sanık hakkında ayrıca TCK'nın 31/3. maddesindeki indirim hükümleri uygulanarak bulunacak sonuç cezanın adli gün para cezasına dönüştürülüp aynı Yasanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, doğrudan doğruya adli gün para cezasına hükmedilmesi ve adli gün cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin karar yerinde denetimi olanak sağlayacak şekilde gösterilmemiş olması, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "yargılama giderlerine" ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "yargılama giderlerinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3-Sanıklar ...'ın hırsızlık, ...'nın hırsızlık ve mala zarar verme, sanık ...'in hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Sanık ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden uygulanmamasına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hırsızlık suçu için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kamu davası açılmasına rağmen karar verilmediği anlaşılmakla, zamanaşımı süresince karar verilmesi olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların soruşturma aşamasında suçlarını itiraf edip, çaldıkları bilgisayarın yerini göstererek yakınana bilgisayarın hasarlı olarak teslimini sağladıklarının anlaşılması karşısında; yakınandan kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre, sanıkların hırsızlık suçu için 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kasten işlemiş olduğu hırsızlık suçu için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıklar ... ve ...'in, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerlerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun gece vakti ve birden çok kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/4. ve 119/1-c maddesinin uygulanmaması, 4-5237 sayılı TCK'nın 116/2. maddesinde öngörülen cezanın hapis cezasından ibaret olması karşısında; öncelikle sanık ...'in işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun temel cezasının hapis cezası olarak tayin edilmesinden sonra sonuç cezanın adli gün para cezasına dönüştürülüp aynı Yasanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, doğrudan doğruya adli gün para cezasına hükmedilmesi ve adli gün cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin karar yerinde denetimi olanak sağlayacak şekilde gösterilmemiş olması, 5-Sanıklar ...'in işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları ile sanık ...'nın mala zarar verme suçu için hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanı ile ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanık ... hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/28228, K. 2013/18028, T. 24.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-28228-e-2013-18028-k-fb06feda074a