Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/27658 E. 2013/16062 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/27658
- Karar No
- 2013/16062
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında 5237 sayılı 116/4-119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hırsızlık suçundan kurulacak hükümde; 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle yapılacak artırım oranının 1/3'den fazla olamayacağının gözetilmemesi, 2-02.09.2005 tarihli Eşya Tespit Takdiri Kıymet Tutanağı içeriğinde; Sanık ...'in yer göstermesi neticesi elde edilen bir adet Nokia 2650 model cep telefonu ile bir adet Veststar marka kadın kol saatinin yakınan ...'a teslim edildiğinin belirtildiği, bu vakanın aynı tarihli yer gösterme tutanağı içeriği ile de kısmen uyuşduğu, ancak aynı tarihli Yakalama ve Elkoyma Tutanağında sanıklar üzerinde yapılan aramalar neticesi çalıntı malların ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle yakınandan çalınan ve geri iade edilen malzemelerin ne surette iade edildiği hususu her türlü duraksamadan uzak şekilde tespit edilip, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma imkanın varlığı halinde, yakınana kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.