Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/27396 E. 2013/19214 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/27396
- Karar No
- 2013/19214
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Sanıkların 18 Mart EÜAŞ Termik Santrali içinde bulunan kül boşaltım sahasındaki kabloları çaldıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-a maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından; sanık ...'ın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıklar ..., ..., ...'in, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.2008 gün, 2008/5-146-245 sayılı kararında ilkeleri belirtilen ve Dairemizce de benimsenmekle yapılan uygulamalara göre; 5237 sayılı Yasanın 55. maddesi gereğince kazanç müsaderesinin suçun işlenmesiyle elde edilen veya suçun konusunu oluşturan yada suçun işlenmesiyle oluşan maddi menfaatlerle, bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazancın, suçun mağduruna iade edilememesi halinde mümkün olduğu, somut olayda suçun mağdurunun açıkça belli olduğu ve sanıkların suç nedeniyle elde ettikleri haksız kazancın ele geçmediği bu bağlamda, kazanç müsaderesi koşulları oluşmadığı halde, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklar ..., ..., ...'e yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... savunmanları ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nın 53. ile 55. maddelerin uygulanmasına ve savunman ücretlerinin sanıklardan tahsiline” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıklar ..., ..., ...'in, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezaların infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Uyap sisteminden alınan sanığa ait nüfus kaydına göre; sanığın hükümden sonra 09.09.2011 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.