Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/26110 E. 2013/20149 K.
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/26110
- Karar No
- 2013/20149
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında, “tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı” gerekçesiyle 5231 sayılı Yasanın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
I-Sanıklar hakkında, yakınanlar ...'a yönelik mala zarar verme ve hırsızlık, yakınan ... ...'a yönelik mala zarar verme, yakınan ... ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan, sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
2-) Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrir olan sanık ... hakkında cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla, CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “her iki sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler ile sanık ... hakkında 58. madde uygulamalarındaki takdiren 1 yıl süre ile ve takdiren 2 yıl süre ile” kelimelerinin çıkarılarak, yerine “sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında yakınan ... ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanıkların yakınanın evine girip etrafı karıştırdıkları, alacak değerli eşya bulamayınca, bir şey almadan olay yerinden ayrıldıklarının kabul edilip anlaşılması karşısında; eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama sonucu fazla ceza verilmesi,
2-) 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan, sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmiş olması,
3-) Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrir olan sanık ... hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.