Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/22318 E. 2013/13585 K.
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/22318
- Karar No
- 2013/13585
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I. Sanıklar ... ve ... hakkında yakınana yönelik mala zarar verme eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde: 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar savunmanlarının temyiz isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmü ile sanık ... hakkında yakınana yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde: Sanık ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat hasıl olmadığından bahisle talebinin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, Sanık ...'n yanında bulunan diğer sanık ... ile birlikte yakınanın park halinde bulunan aracının kilitli olan kapısını zorlayıp açarak aracı hırsızlamaları olayında, sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-b maddesi kapsamında kalmasına rağmen, yazılı şekilde hüküm kurulması, sonuca etkili olmadığından; TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanı ile O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, sanık ... yönünden eleştiri dışında, isteme uygun olarak ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında yakınana yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde: Sanığın eylemine uyan ve lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 31/3. maddelerindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 27.10.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.