Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/18346 E. 2013/12411 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/18346
Karar No
2013/12411
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, Cürüm eşyasını satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nun 231/6-b maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiş; 5237 sayılı TCK'nın 165. maddesi uyarınca hüküm kurulurken hapis cezası yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ./.. -2- Ancak; 1- Suç tarihinde güneşin saat 06.37'de doğduğu, yakınanın saat 09.30'da hırsızlık olduğunu görerek müracaatta bulunduğunu bildirmesi, sanığın da suçu kabul etmemesi karşısında; “kuşkudan sanık yararlanır" kuralı uyarınca eylemin gündüzün hırsızlık olarak kabulü gerektiği gözetilmeden ve suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların da neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı TCY.nın 143. maddesine göre sanığa verilen cezanın artırılması, 2- Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 3- Sanık hakkında tekerrür uygulaması yapılırken ‘‘sabıka kaydında bulunan 1 no'lu ilamın 11.05.2004 tarihinde yerine getirildiği anlaşılmakla infaz tarihinden itibaren 3 yıl içinde sanığın tekrar yeni bir suç işlediği anlaşılmakla’’ şeklinde yazıma yer verildiği; adli sicil kaydının yapılan incelemesinde ise, 1 no'lu sicil kaydında birden fazla ve farklı mahkemelere ait ilamlar olduğu, ayrıca hükümde belirtilen 11.04.2005 infaz tarihinin başka bir mahkemeye ait olduğunun anlaşılması karşısında; adli sicil kaydındaki ilamların infaz edilip edilmediği, yerine getirilmiş ise tarihi araştırılıp denetime olanak sağlaması bakımından da bu ilamların onaylı örnekleri dosyaya getirtilerek, 5237 sayılı Yasanın 58/6-7. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle uygulama yapılmaması, 4- Kabule göre; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir." denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında "mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve ./.. -3- cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/18346, K. 2013/12411, T. 28.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-18346-e-2013-12411-k-88945aa4e111