Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15930 E. 2013/10744 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15930
Karar No
2013/10744
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan silinme koşulları oluşmamış mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesine aykırı olarak, aynı Yasa'nın 35/2. maddesinin, 143/1.maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun, birden çok kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih ve 2012/1142 esas 2013/17 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, TCK'nın 119. maddesi kapsamındaki nitelikli konut dokunulmazlığını bozma suçu, CMK'nın 253/1. fıkra “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan, uzlaşma hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. ./.. -2- Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “Müteselsilen tahsiline” biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin” uygulanmasına ve “Yargılama giderinin tahsiline ilişkin” bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’tümcesinin eklenmesi ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” karar verilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/15930, K. 2013/10744, T. 08.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-15930-e-2013-10744-k-d1ebe10c67b2