Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15878 E. 2013/9904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/15878
Karar No
2013/9904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, İşyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. ve TCK'nın 58/7. maddeleri gereğince, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilip, sanığın adli sicil kaydında yer alan ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/938-2005/712 Karar sayılı 10.12.2005 tarihinde kesinleşen, hırsızlığa teşebbüs suçundan verilen 5 ay hapis cezasını içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanık Hakkında Hırsızlığa Teşebbüs ve Mala Zarar Verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: Hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nın 61.maddesine aykırı olarak, aynı Yasa'nın 35/2. maddesinin, 143/1.maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin a,b, c,d,e bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir.’’denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi ile denetimli serbestlikte yükümlülük belirleme görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlayacak biçimde 1 yıl denetim süresi belirlenmesi ve uzman kişi görevlendirilip 3'er aylık rapor düzenleyip mahkemeye ibraz etmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından ‘‘53. maddenin” uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ tümcesinin eklenmesi ve "Sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin bölümden "bu süre içinde kendisine rehberlik edecek uzman bir kişi görevlendirilmesine, bu kişinin 3'er aylık süreler halinde rapor düzenleyip mahkememize ibraz etmesine” sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında İşyeri Dokunulmazlığını İhlal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108.maddesinin (4), (5) ve (6).fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir.’’denilmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi ile denetimli serbestlikte yükümlülük belirleme görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince "Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlayacak biçimde 1 yıl denetim süresi belirlenmesi ve uzman kişi görevlendirilip 3'er aylık rapor düzenleyip mahkemeye ibraz etmesine karar verilmesi, 3-Suç tarihi itibariyle işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunun, 5271 sayılı CMK'nın 253/1-b-3. maddesi gereğince “uzlaşma” hükümlerine bağlı olduğu gözetilerek, aynı Yasanın 254.maddesi uyarınca mahkemece yöntemine uygun olarak uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 29.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/15878, K. 2013/9904, T. 29.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-15878-e-2013-9904-k-a412ba4f85b5