Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/15782 E. 2013/21648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15782
- Karar No
- 2013/21648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik bilgilerin kullanılması, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme. HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık savunmanının temyizinin, ‘beraat’ kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmesinde de hukuki yarar bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince temyiz talebinin istem gibi REDDİNE, II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik hırsızlık suçu ile sanık ... hakkında başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanık ...'in suçu işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldığının anlaşılması karşısında; yakınan Sezai Savaş'a yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY'nın 37/1.maddesi yerine 39.maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanık ... hakkında katılanlar ..., ..., ..., ...'a yönelik hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma, yakınan Sezai Savaş'a yönelik mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma; sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma, yakınan ....'a yönelik mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçları ile sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hırsızlık suçlarının sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden sanık ...'nın 11.9.2009 tarihinde öldüğünün anlaşılması, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarıyla ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesi uyarınca yöntemince açılmış bir kamu davası bulunmadığı halde ek savunma hakkı tanınması ile yetinilerek hükümlülük kararı verilmesi, 3-5237 sayılı TCY'nın 142/2-b maddesinde belirtilen “özel becerinin” elde veya üstte taşınan eşyanın alınması hali ile sınırlı olduğu gözetilmeden, katılanlar ..., ... ve ...'ın ikametlerine pencereden girip hırsızlık yapan sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin anılan Yasanın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, sanık ... hakkında katılanlar ... ve .... ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçlarından yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- Sanık ...'in suçu işlemeye önceden karar vererek el ve işbirliği içinde eyleme katıldığının anlaşılması karşısında; katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCY'nın 37/1.maddesi yerine, 39.maddesi ile uygulama yapılması, 5-Sanık ...'ın, hazırlık soruşturması sırasında yakalandığında katılanlar ... ve ...'a ait evlerden çaldıkları eşyayı sakladıkları yeri gösterdiği, gösterdiği yerde katılan ...'e ait eşyanın bir kısmının, katılan ...'a ait eşyanın ise tamamının ele geçirilerek katılanlara iade edildiğinin anlaşılması karşısında; katılan ...'e kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorularak sonucuna göre, sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçların yönünden 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 6-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, sanıklar ... ve ... hakkında yazılı biçimde uygulama yapılması, 7-Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile sanık ...'nın temyiz itirazları ile mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçları yönünden tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçları ile sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçu yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 04/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.