Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/14232 E. 2013/7679 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/14232
Karar No
2013/7679
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/1-4, 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. I-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: Sanık hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından bahisle uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan subjektif şartlardan olduğu dikkate alındığında; 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: UYAP'tan yapılan sorgulamada, suç tarihinde güneşin 06:09'da doğduğu, hırsızlık eyleminin saat 05:00 sularında gerçekleştiği ve suçun anılan Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ve “yargılama giderine” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ ve "Yargılama giderinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına" tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hırsızlık yapmaya karar veren sanıkların, olay yerine birlikte geldikleri, sanık ...'in yakınanın evine girdiği, sanığın ise bina önünde gözcülük yaptığı, somut eylem bu şekilde kabul edildiği halde; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından el ve işbirliği içerisinde birlikte işlendiği, dışarıda bekleyen sanığın eylem sırasında gözcülük yapmak suretiyle doğrudan katıldığı dikkate alınarak, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 39/2. maddesi ile indirim yapılması sureti ile eksik cezaya hükmedilmesi, 2-Suç tarihinde güneşin 06:09'da doğduğu, hırsızlık eyleminin saat 05:00 sularında gerçekleştiği ve suçun anılan Yasanın 6/1-e maddesine göre gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Yasanın 143/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, 4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 10.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/14232, K. 2013/7679, T. 10.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-14232-e-2013-7679-k-fb97ced966f1