Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1383 E. 2013/1933 K. – Yağma

Konu: Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/1383
Karar No
2013/1933
Karar Tarihi
Konu
Yağma

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, kısmen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılma, kısmet beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

1-)Sanıkların, katılan PTT’ye ait işyerine demirle kilidi kırmak suretiyle girdiklerinin anlaşılması karşısında, dışarıda araç içerisinde bekleyen sanık ...’ın eyleminin 765 sayılı TCK'nun 493/1. fıkrasına uyduğu ve 10 yıllık olağan zamanaşımının dolmadığı gözetilmeyerek, 5 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmesi,

2-)Dosya içerisinde konulan nüfus kayıt örneklerinden sanık ...’ın 20.02.2008; sanık ...’nın 18.12.2011 tarihlerinde öldüklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesinin uygulama olanağının değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nun 64/1 ve 5271 Sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE,

II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;

Oluş, dosya içeriği, sanığa suç atması için bir neden bulunmayan yakınanın anlatımları ile 21.02.2005 tarihli oturumdaki teşhisine göre; sanık ve arkadaşı ...’nın, katılan PTT’ye ait işyerine demirle kilidi kırmak suretiyle girdikleri, kilidin kırılma sesini duyarak olay yerine gelip kapının açık olduğunu görmesi nedeniyle bekçi yakınan ...’in içeri girdiği, sanık ...’nin, elinde tabanca olduğu halde içeri girdiğini gördükleri, yakınan ...’i dışarı doğru ittiği, diğer sanık ...’nın ise demirle sırtına vurduğu, bir süre mücadele ettikleri, sanıkların, kendilerini yakalamak isteyen yakınanı darb edip birşey almadan olay yerinden kaçtıklarının anlaşılması karşısında; sanık ...’nin eyleminin 765 sayılı TCK’nın 495/2. md. aracılığıyla 497/1. maddesine uyduğu; 5237 sayılı Yasada dolaylı yağma suçuna yer verilmemiş olması da gözetilerek, aynı yasanın 142/1-a maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna kalkışma, 116/2-4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma, 152/1-a maddesinde düzenlenen mala zarar verme ve 86. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçlarını oluşturduğu düşünülerek, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlendikten sonra mahkum edilmesi gerektiği gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde sanık hakkında beraat kararı verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/1383, K. 2013/1933, T. 12.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-1383-e-2013-1933-k-d995c03d55ed