Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/11862 E. 2013/8773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/11862
- Karar No
- 2013/8773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, Sanığın, hırsızlık suçunu işledikten bir saat kadar sonra, verilen eşgal bilgileri üzerine, görevliler tarafından bir başka sokak üzerinde yakalandığı olayda; suçun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Konut dokunulmazlığını bozma suçunun, birden fazla kişiyle birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini, Karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Birden fazla kişiyle birlikte işlenen konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı gözetilerek tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Yakınanın, kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde şikayete bağlı olan mala zarar verme suçu açısından, sanığa 5237 sayılı TCK'nın 73/6. maddesi gereğince şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, kabul etmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.