Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/10432 E. 2013/7916 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/10432
- Karar No
- 2013/7916
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (kapatılan Beyoğlu 3.Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın cezasında eylemin gece gerçekleştirilmesi nedeniyle artırım yapıldığı sırada 5237 sayılı Yasanın 143. maddesinin yazılmaması mahallinde eklenmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiş; Sanıkların yakınana ait eşyaları çaldıktan sonra ihbar üzerine kolluk güçleri tarafından yakalandıklarında, çalınan eşyalardan 4 adet hoparlör ve oto teyp başlığının sanıkların elindeki poşetlerde bulunmadığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından; 5237 sayılı TCK’nun 143. maddesinin aynı Yasanın 35. maddesinden sonra uygulanarak, anılan Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması; sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın cezasında eylemin gece gerçekleştirilmesi nedeniyle artırım yapıldığı esnada 5237 sayılı Yasanın 143. maddesinin yazılmaması, 2-Sanık ve suç arkadaşının yakınana ait eşyaları çaldıktan sonra ihbar üzerine kolluk güçleri tarafından yakalandıklarında, çalınan eşyalardan 4 adet hoparlör ve oto teyp başlığının sanıkların elindeki poşetlerde bulunmadığının anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek uygulama yapılması, 3-5237 sayılı TCK’nun 143. maddesinin aynı Yasanın 35. maddesinden sonra uygulanarak, anılan Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması 4-Sanığın 2 yıl olarak belirlenen cezasından 5237 sayılı Yasanın 62. maddesine göre “1/6” oranında indirim yapıldığı sırada, “1 yıl 8 ay” yerine “1 yıl 6 ay” olarak eksik ceza tayini, 5-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, 6-Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi-tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.